REŞİT HAYLAMAZ EFENDİMİZ KİTABINDA AYET TAHRİFATI

   Maşallah takipçilerimiz şuurlandı Elhamdülillah.. Artık nerede bir hata görseler anlayacak dereceye geldiler ve bizleri haberdar ediyorlar. Ve bu davada bir katkılarının olmasını istiyorlar…

2. REŞİT HAYLAMAZ VAKIASI
   Daha önce Yeni Şafak tarafından promosyon olarak dağıtılan kitabında peygamberimize nasıl iftira ettiğini gözler önüne sermiştik. BURADAN OKUYABİLİRSİNİZ

   Şimdi ise bir ayetin nasıl çarpıtıldığına ve üstün zeka (!) oyununa şahit olacaksınız…

   Kitabın adı “Gönül tahtımızın eşsiz sultanı EFENDİMİZ”

   Kitap, diyalogcuların yayın organları Nil Prodüksiyon ve Burç FM ortaklığında radyo tiyatrosuna da çevrildi. (Diyalogcuların birbirini nasıl tuttuğunun da göstergesi)

   Çarpıtılan ayet: Ali İmran 64
 
   Reşit Haylamaz ayete verdiği dip notta 3/65 demiş ama o kadar da incelemeyelim yazım hatası olmuş olabilir…

   AYETİN MANASI:
   “(Resulüm) De ki:’Ey Kitap ehli! Sizinle bizim aramızda ortak olan bir söze gelin. Allah’tan başkasına tapmayalım; ona hiçbir şeyi eş tutmayalım ve Allah’ı bırakıp da kimimiz kimimizi ilahlaştırmasın. Eğer yüz çevirirlerse, işte o zaman şahit olun biz müslümanlarız’ deyiniz.” (Al-i İmran 64)

   Bu ayeti kerimeyi diyalogcu çevreler diyaloğa delil alırlar. Bu ayetin izahı ayrı bir ders. Bunlar minareyi çalacaklar ya kılıf lazım.

   Bakın yazar nasıl meal veriyor: “Ey ehli kitap! Gelin, sizinle bizim aramızda müşterek, tek bir kelimede, asgari müşterekte birleşelim; Allah’tan başka hiçbir şeye mabud nazarıyla bakmayalım ve O’na hiçbir şeyi şerik tutmayalım. Sizinle bizim aramızda hiç kimseyi, Allah’tan başkasını Rab yerine ikame edilmiş bir dost olarak görmeyelim.”

   Yazar öyle uyanık ki uydurduğu mealin sonuna işaret ettiği dip notta ayetin inişini izah ederek İbni Kesir’i referans veriyor. Yani bir şeyden habersiz iseniz bu manayı ibn-i kesir’in verdiğini zannedebilirsiniz…

   Şimdi kardeşlerimiz ayetin kelime kelime manasını vereceğiz. Bakın bakalım yazarın verdiği mana ile uzaktan yakından bir alaka kurabilecek misiniz?

Ye ehlel kitap: Ey kitap ehli
Te’alev: Geliniz
İla kelimetin: Bir kelimeye
Seva-in beynena ve beyneküm: Bizimle sizin aranızda eşit (denk-ortak)
Enla na’büde İllallahe: Allah’tan başkasına tapmayalım (kulluk etmeyelim)
Ve la nüşrike bihi şeyen: Hiçbir şeyi O’na ortak koşmayalım
Ve la yettehize: Edinmesin
Ba’zuna: Bazımız
Ba’zan: Bazımızı
Erbaben: Rabler
Min dünillah: Allah’tan başka…

   Bu manaları alın, istediğiniz gibi yerleştirin bakalım Haylamaz’ın vardığı sonuca varabilecek misiniz?

   Varamazsınız! Neden? Çünkü sizim kapasiteniz sınırlı!!! Reşit Haylamaz gibi hayal dünyanız gelişmemiş! Ne kadar zorlarsanız zorlayın olmaz.

  Hele ayetin son kısmındaki “bazımız bazımızı Allah’tan başka rabler edinmesin” yerine söylediğine bakın:
   “Sizinle bizim aramızda hiç kimseyi, Allah’tan başkasını Rab yerine ikame edilmiş bir dost olarak görmeyelim.”

   Yazar kelime kalabalığı ile iş çevirmeye kalkışıyor. Ayette mevcut olan kelimeleri büsbütün katlederek kendi istediği manayı veriyor.

BÜYÜK CESARET
   Görüldüğü üzere Reşit haylamaz Allah’u Teala’nın ayetini açıkça tahrif ediyor. Mevcut olan kelimeleri bile hazfederek hiç alakası olmayan bir mana ortaya çıkarıyor. Yani kendi hevasına göre yorumluyor. Rabbimizin ayetlerini böyle alenen tahrif etmek çok büyük bir cesarettir. Bu cesaretin kaynağı olsa olsa dünya menfaatidir. Çünkü Rabbimiz, Kur’an ayetlerini tahrif etmeye cüret göstercek olanları bize “menfaatçi” olarak bildirmişti:  

   “Hakkı batıla karıştırmayın, bile bile gerçeği gizlemeyin.(Bakara, 42)

   “Onlar Allah’ın ayetlerini az bir dünya menfaati karşılığında sattılar da Allah’ın yolundan insanları alıkoydular. Gerçekten onlar ne fena iş yapıyorlar!” (Tevbe, 9)

DİYALOGCULARIN İTTİFAKI!
   Müştereklerde birleşmeyi savunanları daha önce tanımıştık. Zaman yazarı Ahmet Şahin’in bu konudaki konuşması mevcut. O da: “Allah birdir, Peygamber haktır, ahirete inanıyoruz, müştereklerimiz var, amentüde ittifak etmekteyiz” gibi hezeyanlarda bulunmuştu.

   Bizim Yahudi Ve Hıristiyanlarla bir müşterek yanımız yok ama diyalogcuların birbirleri ile çok müşterek yanları var ve her konuda ittifak etmekteler. İstedikleri kadar ayrı ayrı yerlerden, değişik metodlar ile diyalog için çalışsınlar. Söylemleri ile büyük bir ittifak içinde olduklarını ancak kendilerinin de birbirlerinden haberdar olmadığını izhar ediyorlar.

   Reşit Haylamaz’ın kimlere hizmet ettiğini daha iyi anlamış oluyoruz.

SİYER KİTAPLARINI KULLANIYORLAR
   Dikkat ederseniz Reşit Haylamaz’ın reddiye yaptığımız iki kitap da “Siyer” kitabı Yani peygamberimizi anlatan kitaplar. Anlıyoruz ki diyalog meselesini “Siyer kitaplarında” işleme mevzusuna birileri seçilmiş. Ve görevini icra ediyor.

   Peygamberinin hayatını okumak, öğrenmek isteyen nesiller kirli bir oyunun propagandası ile karşı karşıya kalıyor. Hem de hiç farkında olmadan…

   www.ismailaga.info

PAYLAŞ