Diyaneti istismar eden dinihaberler com sitesine dikkat

   Değerli takipçilerimiz!

   Geçmişten günümüze zahiri ilimle uğraşanların çoğu kez tasavvufa karşı olduğuna şahit olmuştur tarih. Bir çok alim de dışarıdan baktığı içindir belki de tarikata mesafeli durmuş, bazısı mesafeli durmakla kalmamış mutasavvıfların ifadelerini yerden yere vurmuştur.

   Bazısı da sıkı bir tasavvuf tenkitçisi iken tasavvufa girmiş ve hatta mürşid olmuştur. Son devrin alimlerinden 4 mezhep müftüsü Ali Haydar Efendi gibi…

   Bazı alimler de hem ilimde hem tasavvufta yol almışlar ve büyük mertebeler kazanmışlar. Hasan-ı Basri, İmam-ı Azam’ın talebesi Fudayl b. İyaz ve Abdullah b. Mubarek, Celaleddin Es-suyuti bunlardan bir kaçıdır. (BURADAN BAKABİLİRSİNİZ)

ALİM VE CAHİL FARKI

   Dolayısıyla eleştiriler mutlaka olacaktır. Ancak bu eleştirileri ilmi bir ortamda yapanlara “eyvallah” deriz. Hani mesela bir mutasavvıf, kitabına bir hadis almıştır da başka bir hadis alimi bu hadisin senedine ulaşamadığını söylemiştir vs… Bunlar olağan şeylerdir, normaldir. Belli bir birikime sahip olan alim zat ortaya koyduğu deliller ışığında karşısındakini tenkit eder, buna diyecek bir şey yok.

    Fakat… yukarıda saydığımız ve nice alimlerin de kabul ettiği tasavvuf ile alakalı cahilane yorumlar yapılarak karalama yapılmasına sessiz kalamayız.

DİNİHABERLER.COM; CAHİL CESUR OLUR

   Daha 17 yaşındayken tahsilini tamamlayıp bütün ilimlerden icazet alan, Şuan Türkiye’de Diyanet dahil bütün Ehli Sünnet alimlerin büyüklüğünü tasdik ettiği, hatta devrinde kendisine bin yılın müceddidi denilen, ilmiyle dünyayı aydınlatan, binlerce alim yetiştiren İmam-ı Rabbani hazretlerine dinihaberler.com adında kıytırık bir site kalkmış, cahilane yorumlarla çamur sürmeye kalkıyor.

   Güneş’e çamur sürmek için elini çamura sokan kişi güneşe ulaşamayıp sadece kendi elini kirletmekle yetineceği gibi bu kişiler ancak kendi cehaletlerini ispat etmiş olurlar.

   Yazıları cehaletten gelen cesaretli/saldırgan yorumlarla çorba gibi olduğu için biz cevap vermeye bile lüzum görmüyoruz. Çünkü o kadar cahilane ve saçma yorumlar yapıyorlar ki, kuyuya atılan taş misali kırk akıllı toplansa çıkartamaz.

   İşte bu saldırgan tavırlarına bir örnek:

    Bakın sadece saçma yorumlar ve hakaretlerle anlamaya kapasitelerinin yetmediği şeyleri öne sürüp kendilerince tahkir edip hınç alıyorlar, kin kusuyorlar.

SUÇ ANLAMAYANDA…

   İslami ilimleri 32 farzdan öte geçmeyen daha tasavvufa dair bir müstakil eser okumamış “makam” deyince aklına müftülük gelen, “nefis” deyince gözünde yemek canlanan, “kutup” deyince buzulları gören cühelanın İmam-ı Rabbani’nin anlattığı manevi dereceleri anlaması beklenemez elbette.

   Kur’an-ı Kerim’de geçen “ey mutmain olmuş nefis, sen Rabbinden razı, Rabbin senden razı olduğun halde Rabbine dön” ifadesi bile sadece bize insanın önündeki manevi dereceleri haber veriyor. Çünkü başka ayetlerde nefsten “emmare” “mülhime” “levvame” olarak bahsediliyor. Demek ki, dereceler var. Makamlar var…

   Ve Allah’a dost olmak var ki, daha dünyada iken müjdeleniyor:

   “Bilesiniz ki, Allah’ın evliyalarına hiçbir korku yoktur. Onlar üzülmeyeceklerdir de. Onlar iman etmiş ve Allah’a karşı gelmekten sakınmış olanlardır. Dünya hayatında da, ahirette de onlar için müjde vardır. Allah’ın sözlerinde hiçbir değişme yoktur. İşte bu büyük başarıdır.” (Yunus 62, 63, 64)

   Işid gibi sadece işin zahirini/kabuğunu gören zihniyet bunları anlamaz. Biz anlamalarını da beklemiyoruz.

   Çünkü onlar İmam-i Rabbani Hazretlerine saldırmakla hariciler/Işid gibi aslında tasavvufa saldırıyorlar. Biliyorlar ki, tasavvuf bu toprakların “birleştirici” unsurudur ve asırlarca bu vesileyle bir ve iri olmuşuz. Ne zaman ki, İngilizler Vehhabiliği tasavvuf düşmanlığı üzerine kurup yukarıdaki gibi cahilane yorumlarla mutasavvıfları şirkle suçladılar ve bu sebeple özellikle Allah dostlarına savaş açtılar, işte o zaman İslam alemini paramparça ettiler.

   Resulüllah (Sallallahu aleyhi ve sellem) ve ashabından gelen İslam’ı mutasavvıflar muhafaza etmişler, unutulmuş sünnetleri yine mutasavvıflar ihya ederek Müslümanlara asıl kimliklerini hatırlatmışlardır.

CEVAP VERMEK YERSİZ…

   Aslında cevap vermek de yersizdi çünkü biz biliyoruz ki, fütursuzca ve delile dayanmadan cahilane yorumlarla yapılan eleştiriler bir maksada dayalıdır. Dolayısıyla verilen cevabı dikkate almayacakları gibi yüzlerine tükürdüğünüz zaman “Ya Rabbi şükür” diyecek haldeler.

   Ancak İmam-ı Rabbani hazretlerinin üzerimizdeki hakkına binaen bir Allah dostunun hukukunu müdafaa etmek adına uyarma gereği hissettik.

DİYANET MASKESİYLE CEMAATLERE SALDIRI

   Bu site DİNİ ismi altında DİYANET haberleri vererek yani DİNİ ve DİYANETİ İSTİSMAR ederek cemaatlere saldırıyor. Bakın, eleştiriyor demiyoruz saldırıyor. Dediğimiz gibi usulünce yapılan bir eleştiri olsa eyvallah diyeceğiz ama bunlar alenen saldırıyor.

   Bu gibi sitelere dikkat edin, DİNİ istismar eden ve kullanan, DİNİHABER maskesi altına saklanan ve dini değerlere savaş açanlara karşı uyanık olun.

www.ihvanlar.net

VİDEO GALERİDEN…

5 Yorum

Yorum Yap
  1. yahu bu siteye girip imam rabbani hazretlerine gelen hadsizce tenkitlere inanıp destek olmak için “cık” olmak gerek.
    ALLAH sevdiğinin adını yüceltir.Abdulkadir Geylani, Yunus Emre, İmam Rabbani ….daha birçok mübarek anılıyorsa ALLAH andırıı.
    Dedemin dedesinin adını bilmiyoz arkadaş daha ne olsun

  2. Diyanet’in gerçek kuruluş gayesini üstad Kadir Mısıroğlu’ndan daha iyi izah edenini görmedim. Bu sebep hülasa şudur ki, müslüman bir toplumu, islamı yasaklayarak, din adamlarını tevkif ederek, camileri, tekkeler, medreseleri kapatarak bozamadılar, kafir yapamadılar. Bunu gördüler ve ingiliz ve yahudilerin yüzyıllardır uyguladığı sinsi siyaseti kullanmaya karar verdiler, yani, islamı içerdek bozmak, “islam alimi” adı altında bozuk insanlar yetiştirip, halkın, dinimi takip ediyorum diyerek bunların peşinden gitmesini sağlamak. Bunun için de Diyaneti ve ilahiyat fakültelerini kurdular. Bu okullar on yıllarca bozuk din alimi yetiştirdi, bu sözde alimler sahip oldukları diplomalarla diyanet işlerinde istihdam edildi, İslamın doğrularını değil, mevcut iktidarların talimatlarını halka anlattılar. Yakın geçmişimizde de ne kadar doğru dürüst iktidarlar geldiği herkesin zaten malumu.

    İmamı Rabbani hazretleri buyuruyor ki, “bidat ehli bozuk bir kimseden, bir vahşi arslandan kaçmakdan daha fazla kaçmak gerekir”. Bu ifadeyi bile bu bozuk diyanetçilere sorsan zahiri bakar yanlış yorumlarlar, halbuki doğru şerhi şudur ki, bir arslan insanın ancak canını alabilir, kişi doğru iman üzere can verirse, ahırette ebedi seadet onundur ve sonsuz bir huzura kavuşur. Halbuki bir bidat ehli, kişinin itikadını bozar ve 100 sene de bu dünyada mutlu mesut zengin bi hayat sürse, ahırette gideceği yer, ebedi zulüm ve ateştir. Hiç sonsuz olan bir nihayetle, ona kıyasla denizde bir damla bile olmayan sonlu dünya hayatı kıyaslanabilir mi.

  3. İmamı Rabbani hazretlerine iftira atan sapık “dinihaberler.com/facebook” sitesi iftiralarını, sapıklıklarını yazmaya başlayınca yorumu yayınlamadı, önceki yorumu da sildi harici kafa.

    1. Müslümanlar diyanete zaten mesafeliydi. Neden mesafeliydi. Çünkü kemalistler halifeliği kaldırmış, medrese ve tekkeleri kapatmışken belli bir süre sonra dini temsilen diyaneti kurmalarına sebep neydi? O zaman halifelik, medreseler, tekkeler dursaydı. Duramazdı çünkü diyanet halifelik, medrese ve tekke görevi yapmayacaktı. Hazırdaki müslüman ve ileride dini hissiyat oluşursa o potansiyeli kontrol altında tutmaktı. Amaçları dini öğretmek, yaşanmasına vesile olmak değildi. Öğretse bile üstünkörü öğretmekti. Düzene muhalif olmayacak işler yapmaktı.
      Son dönemlerde dini hissiyatlar oluşunca diyanette bazı düzelmeler gördükçe fetöcüler temizlendikçe diyanete mesafeli duruş azalmıştı ta ki 3 ay öncesinin zırva hutbesine kadar. Demek ki daha bozukluk var. Şimdiye kadar İmamı Rabbani hazretlerine alimler tazim etmiş mektubatını eleştirememişken diyanetteki bir hoca müsveddesi ilmi olmadığından hadsizlik ederek hem yalan yazmış hem aklı almadığından iftira etmiş kendini haklı çıkarmak için ayetleri alet etmeye kalkmış. Halbuki yazdıkları tutarsız. Diyanetin sayfasını kullanarak diyaneti de alet etmiştir.
      Yalanların iftiraların bazısına cevap verilmiştir. O kişi yanlış yaptığını söyleyip sayfayı kaldırmasını bekliyoruz, diyaneti de göreve davet ediyoruz.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

ihvanlar.net EHLİ SÜNNET MÜDAFAA HATTI © 2015 YASAL UYARI: Sitemizde bulunan www.ihvanlar.net imzalı yazılardan alıntı yapılması halinde sitemiz kaynak belirtilmelidir.