Allah’tan Başkasından Yardım İstemek Şirk midir?

  İnsanlar Kur’an okuyor ama Kur’an ne demek istiyor bilmiyor, Kur’an bütünlüğünden habersiz, tefsir bilgisi olmadığı için kendisine gösterilen birkaç ayete bakarak “akaid” inşa ediyor.

   Şimdi Selefi/Vehhabi akımın sıklıkla dile getirdiği ve ayetleri de perde yaptığı bu konuyu izah edelim ki içine düştükleri buhranın farkına varsınlar, Müslümanları da kandıramasınlar.

Bu yazının içeriğini 3 başlıkta toplayabiliriz.

a) Allah’tan başka yaratıcı yoktur

b) Allah’tan başka “yaratacağına inanarak” kimseden yardım istenmez

c) Allah’ın yarattığına inanarak başkasından yardım istenir

SADECE ALLAH’TAN YARDIM İSTEMEK

   Şimdi bu konuda perde yapılan ayetlerden bir kaçını size sunalım:

   “Ancak sana kulluk eder ve ancak senden yardım isteriz” (Fatiha 5)

   Fatiha suresinde “ancak senden yardım isteriz” buyruluyor. Burada “başkasından yardım istenmemesi” değil “yardımın hakikatte Allah’tan istendiği” beyan ediliyor. Bunu başka ayetlerden anlıyoruz.

   “De ki: “Biz Allah’ı bırakıp da bize fayda veya zarar vermeyen şeylere mi yalvaralım? Allah bizi doğru yola kavuşturduktan sonra ardımıza mı dönelim? Arkadaşları, bize gel, diye doğru yola çağırdıkları halde yeryüzünde şaşkın şaşkın dolaşıp, şeytanların ayartarak uçuruma çektikleri ahmak gibi mi olalım?”. De ki: “Allah’ın gösterdiği yol, yegane doğru yoldur. Bize, bütün âlemlerin Rabb’ine teslim olmamız emrolundu”. (En’am:71)

   Bu ayetten de anlaşılacağı yaratacağına inanarak bir varlıktan yardım istemek men edilmektedir.

   “De ki: “Onu bırakıp da ilâh diye ileri sürdüklerinizi çağırın. Onlar, başınızdaki sıkıntıyı ne kaldırabilirler ne de değiştirebilirler.” (İsra 56)

   Çünkü müşrikler putlarının “yaratacağına” inanıyordu. İşte aynı şekilde yaratacağına inanarak bir başkasından yardım istemek (zaten onu ilah olarak görmektir) şirktir, yasaklanmıştır.

   Böyle olmasaydı yani ayetler “hiçbir kimseden, hiçbir şekilde yardım istenmeyeceğini” beyan etseydi bu hem yaratılışa aykırı olurdu hem de Kur’an’ın kendisine ters olurdu (zaten bunu iddia edenler Kur’an ile çelişmektedir)

HAZRETİ MUSA’DAN YARDIM

   “Mûsâ halkın habersiz olduğu bir sırada şehre girdi. Orada biri kendi tarafından, diğeri düşmanı tarafından; kavga eden iki adam gördü. Kendi tarafından olan, düşmanına karşı ondan yardım istedi.” (Kasas 15)

   Hazreti Musa’nın kavminden bir kişi Hazreti Musa’dan yardım istemiş, o da “git Allah’tan yardım iste” dememiş ve yardım etmiştir.

İSA A.S BAŞKASINDAN YARDIM İSTEDİ

   ”Vaktaki İsa onların inkarlarını sezince, “Bana Allah için kim yardım edecek” dedi. (Âl-i İmran-52)

SÜLEYMAN A.S YARDIM İSTEDİ

   Süleyman, “Ey ileri gelenler! Onlar bana teslim olmadan önce hanginiz bana onun (kraliçenin) tahtını getirebilir?” (Neml 38)

   Şayet Allah’tan başkasından yardım istemek caiz olmasaydı en başta Peygamberler bunu yapmaz, Kur’an-ı Kerim’de de anlatılmazdı.

   O halde bütün bunlardan şu sonuç çıkıyor:

   Allah’tan başkasından yardım istemek caizdir. Neticede bu yardımı yaratanın da Allah olduğu bilinmektedir. Bir başkasından istenilen şeyi yaratacağına inanarak yardım istemek caiz değildir.

YARDIM İSTEMEK CAİZ İSE…

   Bir kimseden “beni kurtarır mısın” diye yardım talep ettiniz. Şirke mi düştünüz? Şirke düştünüz diyorsanız cehaletinize yanın… Yusuf a.s da zindandan çıkan kişiye kurtulmak için melikin yanında adını anmasını istemişti. (Yusuf/42) Bu şirk olsaydı bir peygamber böyle bir istekte bulunmazdı.

   Müslüman neticede kurtaranın Allah olduğunu bilmektedir.

   “beni kurtarır mısın” gibi istiane (yardım isteme) sözlerinde mecaz vardır. Şöyle ki:

   “Ölüm zamanında insanı, Allahü teâlâ öldürüyor.” (Zümer 42) ayetinde ölümün Allah tarafından gerçekleştirildiği belirtiliyor. Bir başka ayette ise: “Âdem aleyhisselamın oğlu, kardeşini öldürdü.” (Maide 30) buyruluyor.

   Allah (Celle Celaluhu) öldürüyorsa bir kişi diğerini nasıl öldürebilir? Yani o kişi diğerinin ölümüne vesile oluyor. Canı alarak öldüren ise Allahu Tealadır ki onun için de meleği vesile kılıyor (Secde 11)

 (Hazret-i İsa diyor ki) “A’mânın gözünü açarım ve baras illetini iyi ederim ve Allahü teâlânın izniyle, ölüleri diriltirim.” (Âl-i İmran 49)

   Hazreti İsa “ben açarım, ben iyi derim” diyor. Kendisi mi yapıyor? Hayır, Allah’ın izniyle oluyor. O halde “yardım et” derken de “yardım ettim” derken de biz aslında o yardım edeni Allah’ın vesile kıldığını biliyoruz. Yardım eden kişinin kendi yaratmasıyla olmadığını biliyoruz.

   İşte mü’min ile müşriğin farkı da burada ortaya çıkıyor. Müşrik yardım istediği varlığın yaratacağına inanıyor, Müslüman ise yaratanın ancak Allah olduğunu bilip yardım istediği kişiyi o yardıma aracı kılıyor. Bunun aksini iddia etmek yukarıda beyan edilen ayetlere karşı gelmektir.

CAHİLLERİN DERDİ NE?

   Hal böyle iken “Allah’tan başkasından yardım istenmez” diyerek yardım istemeyi şirk görenler hangi kitaba göre konuşuyorlar sormak gerek.

   İstemek caiz olunca ha yanındakinden istemişsin, ha uzaktakinden istemişsin ne farkeder? İkisi de yaratamıyor ki.

   Yakındakinden isteyince “caiz” deyip uzaktakinden isteyince “caiz değil” diyorsa yakındakinin yaratacağına mı inanıyor?

Bakın hadis-i şerifler bu konuyu nasıl teyit ediyor:

Utbe bin Gazvan (Radıyallahu anh)’dan rivayet edilen bir hadis-i şerifte, Resulüllah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Efendimiz şöyle buyurmaktadır:
   “Sizin biriniz bir şey kaybederse yahut yanında arkadaşı bulunmadığı bir yerde yardım dilerse:
   ‘Ey Allah’ın kulları bana yardım edin! Ey Allah’ın kulları bana imdad edin!’ Desin. Çünkü Allah’ın bizim göremediğiz kulları vardır.” (Taberani, el-Mu’cemu’l Kebir, No:290, 17/117; Haysemi, Mecme’u’zevaid, No: 17103, 10/188)

   İbni Abbas (Radıyallahu Anh)dan rivayet edilen bir Hadis-i Şerifte Resulüllah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurmuştur:
   “Şüphesiz ki Allah’u Teâlâ’nın hafaza meleklerinin dışında yeryüzünde melekleri vardır ki, ağaç yapraklarından düşenleri yazarlar.
   Sizin birinize çöl arazisinde bir aksaklık isabet ederse: ‘Ey Allah’ın kulları! (Bana) yardım edin’ diye seslensin.” (İbn-i Hacer El-Askalani, Muhtasar-u Zevaidi’l-Bezzar, No:2128, 2/420)

    Abdullah ibn-i Mes’ud (Radıyallahu anh)den rivayet edilen diğer bir hadisi şerifte, Resulüllah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurmuştur:
   “Sizin birinizin sahrada hayvanı kaçarsa: ‘Ey Allah’ın kulları hapsedin! Ey Alalh’ın kulları durdurun’ diye seslensin. Çünkü Allah’ın yeryüzünde hazır bulunan kulları vardır ki, kısa bir zaman içinde onu tutarlar.” (Ebu Ya’la, El-Müsned, No:5269, 9/177, İbni Hacer, el-Metaibu’l Aliye, No:3375, Taberani, El-Mu’cemu’l Kebir, No: 10518, 10/217, Deylemi, Müsnedü’l Firdevs, No: 1311, 1/330”

   Bütün bunlardan anlaşılacağı üzere kişi yanındakinden de uzaktakinden de yardım isteyebilir. Bundan daha doğal ne olabilir ki?

www.ihvanlar.net

   DAHA FAZLA DELİL İÇİN DELİLLERLE TASAVVUF BÖLÜMÜNÜ ZİYARET EDİNİZ

SEÇME VİDEO

6 Yorum

Yorum Yap
  1. yardım konusunuda açmanız lazım aslında maddi ve manevi insan insana maddi yönde bir yardımı dokunabilir fakat manevi konuda nasıl olabilir birisinden manevi konuda nasıl ne gibi yardım medet umarsın ki “Gavsım beni kurtar” demesi gönül bağı olan bir salih zatı aracı kılmak, dua istemek demektir”burada yaptıginiz tanımda sizin gavsım beni kurtar sözüne yükledığıniz anlam kendi görüsünüzdür buna herkes aynı anlamı yüklemez sanki o şahıstan medet umma gibi bir durum cıkar ortaya dua isteme gibi bir anlamda olduğunu kimse anlamaz herkesin bir biri icin allahü tealaya dua etmesi elbette cok iyi birşey ama gavsım beni kurtar dedigimizde yardimi medeti kurtarilmayi o şahıstan beklemek gibi bir anlam cıkıyor

    1. Uzaktaki insana telefon açıp bana yardım et demekle kalpten bana yardım et demek arasında itikadi olarak bir fark yok. Mesele şu, uzaktaki insan kalpten yapılan çağrıyı duyarmı? Telepati dediğimiz bu şey bu gün bilim tarafından da ispat edilmiştir. Buradan bakabilirsiniz http://www.ihvanlar.net/2014/02/01/rabitanin-varligi-bilimsel-olarak-ispat-edildi/

  2. İnsan eşref-i mahlug olup meleklerin derecesinden daha yüksek makamlara çıkabildiğine göre demelkki istidadında da farklılıklar meydana gelmekte. İdrak-i meale bu küçük akıl yetmez zira bukadar sikleti bu terazi çekmez. Himmet Ya Gavs yetiş Ya Veliyullah. Bu inkarcılarla uğraşmaktan yoruldum adamlar dik kafalı ve çok cahiller. Allah’ım bizi sırat-ı Müstekimden ayırma Amin

  3. Tamam da kardesim ya gavsim beni kurtar ne demektir bak bu konuları aç Allah azze ve Celle her olaya bı vesile yaratmıştır amenna ama bazı insanlar Allah i bırakıp gavsini cemaatini yuceltiyor biz buna karşıyız ama siz her türlü kilifina uyduruyor sunuz Rasulullah aleyhissalatu vesselam hadislerde bile benden yardım isteyin dememiş zira melekleri veya sesini isitecek birilerini söylemiş eğer insanları yanlış yonlendirrsen bilirsin ki bunu cezası agirdir.

    1. Yazıda da belirttiğimiz gibi, yanındaki arkadaşına 1beni kurtar” demekle uzaktakini telefonla arayarak “beni kurtar” demenin bir farkı yoktur. İkisi de caizdir. Dolayısıyla gavs uzakta da olsa “Gavsım beni kurtar” demesi gönül bağı olan bir salih zatı aracı kılmak, dua istemek demektir. İster kimseden değil sadece Allah’tan dilersiniz, isterseniz başkasını vesile kılarsınız. Neticede yardım eden Allah’tır bunu bildikten sonra sorun yoktur.

    2. kardeşim Süleyman as kıssasını iyi anlarsan olayı çözersin, Ya Gavsım yetişte eğer yardım istenen veli zat Allah’ın izni ile keramet gösterirse, burada keramet zuhur eder, yani işin özü himmet konusunu anlamak için ilk önce ehli sünnete göre keramet konusunu iyi anlamak lazım, taşlar yerine oturur o zaman. her himmet istemede olacak diye birşey yok, Allah dilerse olur dilemezse olmaz. biz yaprağın dahi Allahu Tealanın izni olmadan düşmediğine iman etmişiz. gerisi sizlerin lakırdısı vebalidir. yani vehabi selefi mealci sapıklar ve bunlara inanan safların fitnesinden Rabbim bizleri korusun.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

ihvanlar.net EHLİ SÜNNET MÜDAFAA HATTI © 2015 YASAL UYARI: Sitemizde bulunan www.ihvanlar.net imzalı yazılardan alıntı yapılması halinde sitemiz kaynak belirtilmelidir.