TÜYAP Kitap Fuarında neler oluyor?

1-Kitab-ı Mukaddes Şirketi reyon kurmuş, ebeveyni veya öğretmeni olmadan gelen çocuklara güler yüzle Hristiyanlığı anlatıyor. (Aslında o küçük arkadaşlardan birine şunu dedim: Hristiyanlığı öğrenmek için bu misyonerlere ne gerek var, bizim muhterem diyanet işleri başkanımızın eserlerini okursan zaten Hristiyanlığı anlatıyor hep.) Bu özgürlük ise buna karşıyım. Oraya gidenlerin hepsi bilgili ve şuurlu kişiler değil, hatta ekserisi arkadaşları ile gezmeye gelen çocuklar. Bu nasıl bir ihanettir? Diyanet’in kitap reyonlarında duran kişilerin tavırları ile misyonerlerin reyonunda duranların tavrı ise bahs-i diğer ve çocukların hangisinin önünde daha çok oyalandığını görünce zaten durum ortaya çıkıyor.

2-TÜYAP kitap fuarı ile Diyanetin kitap fuarı karşılaştırıldığında bizim kesimin zayıf kaldığı aşikar ortada. İstanbul’un bir ucu olan TÜYAP’da izdiham olurken, Diyanet’in İstanbul’un göbeğinde yaptığı fuar içler acısı. Bu durum; sadece maddi meseleler, Ramazan ayının yaza denk gelmesi gibi sebeblerle açıklanamaz.

3-Ya TÜYAP tamamen sahiplenmeli ya da tamamen terk edilmeli. Yoksa adamlar, sergi adı altında ziyaretçilerinin çoğunun çocuklar olduğu bir fuarda çıplaklık, ahlaksızlık içeren tabloları teşhir ediyor ve misyonerlik faaliyetilerine göz yumulan bu yerde bize sadece ziyaret fırsatı tanıyorlar. Birşeyler yapılmalı…

Harun Çetin

SEÇME VİDEO

6 Yorum

Yorum Yap
  1. Biz nasıl misyonerlerin alenen Hristiyanlık propagandası yapmalarından hoşnut değil isek aynı şekilde yurt dışında ve özellikle de Almanya’da yaşayan Hristiyan halk da kendi ülkelerinde Müslümanlık propagandası yapılmasından memnun değiller. Hristiyanlar nasıl ülkemizde propaganda yapıyor ise biz Müslümanlar da onların ülkelerinde Müslümanlık propagandası yapmaktayız ancak arada bir fark var: Hristiyanlar propagandalarını yaparlarken hiçbir kısıtlama veya engelleme ile karşılaşmazken Müslümanlar yurt dışında İslamiyet propagandasını aynı kolaylıkla yapamıyor, sıkıntı çıkarılıyor, engelleniyor. Yani propaganda yapma konusunda bir eşitsizlik söz konusu. Dolayısıyla ülkeler arası ilişkilerde nasıl ki mütekabiliyet esas ise aynı şekilde bu hususta da mütekabiliyeti uygulayıp ülkemizde Hristiyanlık propagandalarına karşı zorluklar çıkartılmalı, yurt dışında Müslümanlık propagandası yapanlara ne yapılıyorsa aynısı bunlara burada yapılmalı…
    Kitabımızı okurken aynı anda Diyanet İşleri Başkanlığının beş ciltlik tefsirini de okuyordum, yani ikisini başa baş götürme kararında idim ve uzun bir süre de bunu yaptım ancak daha sonra Diyanetin tefsiri sıktı ki ne sıktı. Hristiyanlık ve Yahudilikten açıklamalar, misaller, kıstaslar vere vere insanın kafasını allak bullak ediyor bu tefsir. Sanki Yüce Kitabımızın değil de İncil veya Tevrat’ın tefsiri. Bıraktım tabii ki ve Tıbyan Tefsiri ve zaman zaman da Kadı Beydavi Tefsiri ile başa baş götürdüm ve çok da memnun kaldım…
    Tüyap kitap fuarına gelince; Tüyap kitap fuarı asla tek edilmemeli, fuarı terk etmek meydan boş bırakmak değil de nedir? Muhitime yakın olması sebebiyle ben her sene Tüyap kitap fuarına giderim gitmeyenlere de gitmelerini tavsiye ederim. Benim gördüğüm kadarı ile fuarda en yoğun olan iki satış tezgahı (stand) İş Bankası yayınları ve Timaş yayınlarının satış tezgahları. Bu ikisinden sonra en çok ilgi gören ve yoğunluk yaşanan satış tezgahları dini ve muhafazakar mahiyetteki kitapların satıldığı satış tezgahları. Türk Tarih Kurumu ve Diyanet İşleri Başkanlığının satış tezgahlarında bile Ötüken, Çelik, Akçağ ve benzeri yayınevlerinin satış tezgahlarındaki yoğunluğu göremiyorsunuz. Tüyap fuarını terk ettiğinizde ne geçecek elinize? Fuarı terk etmeyi gündeme getirmek yerine bilâkis İsmail Ağa Cemaati olarak siz de katılın fuara. Doğru dersiniz millet Beyazıt’taki dini kitaplar fuarına ilgi göstermiyor ama Tüyap’a akın akın geliyor… Selametle.

  2. Ben de okul ile TÜYAP’a ilk defa gidenlerdenim. Yayınevlerinin hepsini dolasmadim, fakat haritadan dini yayınevlerinin olduğu reyonlara gittim. Ve gercekten giderken çok masonik ifadeli kitaplarla karsilastim. Hatta birisi bana Ismail Çetin’in kitaplarini hediye etmeye kalktı. Çoğunun üzerinde tek göz vardı, ve içinde Allah ismi olan hu yazıyordu. Onları görünce şok oldum zaten. Arkadaşım o yayınevinden kitap almamasina rağmen ona da hediye olarak vermeye çalıştilar. Ben bir tane kitap aldım daha sonra arkadaşıma babaannesinin soba tutusturmasina katkı sağlamak için ona kitabı hediye ettim 🙂 Hakikaten durum vahim bir halde. Allah yar ve yardimcimiz olsun. Esselamü aleyküm…

  3. Tesettür’e zorlandığı iddia edilen genç kızlarımızın, kadınlarımızın özellikle dikkat etmesi gereken bir kaç hususu paylaşayım, alıntı yaptığım blog adresini aşağıda vereceğim, oldukça güzel sorular var misyonerlere, uyanık olsun insanımız, hazırlıksız yakalanmasın, sorsunlar bakalım, misyonerlerin bahsettikleri cici özgürlükler, kadın’a saygı, hoşgörü falan filan sahiden mevcut muymuş İncil(ler)de?

    33-) Elimde ingilizce bir incil var ve soyle bir ayet gordum: Luke;14-26 If any one comes to me and does not hate his own father and mother and wife and children and brothers and sisters,yes,and even his own life, he cannot be my disciple. Bunun Turkce karsiligi aynen soyledir: “Sayet bana gelen biri babasından,ve anasından ve karısından ve çocuklarından ve erkek kardeşlerinden ve kız kardeslerinden, evet ,ve hatta kendi hayatından nefret etmiyorsa benim ögrencim olamaz.” Peki misyonerlerin hazırladıgı Türkce incillerde nicin bu: “isa dönüp onlara söyle dedi: «Biri bana gelip de babasını, annesını, karısını, çocuklarını, kardeslerini, hatta kendi canını bile gözden çıkarmazsa benim ögrencim olamaz. ” seklinde tercume edilmis? Bu incilleri hazırlayan misyonerler Turkce mi bilmiyorlar, ingilizce mi bilmiyorlar yoksa bazı seyleri saptırmaya mı calısıyorlar?!?!
    34-) 1 Corinthians:14-[34] the women should keep silence in the churches. For they are not permitted to speak, but should be subordinate, as even the law says. Bu da bir baska ayetti. Ingilizcesinde kadınlar itaat altına alınmalıdır diyor ama misyonerlerin Turkler icin hazirladigi ozel tercumelerde “bayanlar sessizligini korumalıdır” yaziyor. Gerci kadınlar sessizligini korumalıdır hukmu ingilizce metinde de geciyor ama kadınların itaat alınması kısmı tercumelerde atlanmıs. Bu bir tesadur mudur yoksa unutkanlık mıdır?
    35-) Numbers:5-[31] The man shall be free from iniquity, but the woman shall bear her iniquity.” Bu ayette soylenen sey “Kocası herhangi bir suçtan suçsuz sayılacak, kadınsa suçunun cezasını çekecek.“ Incil boyle bir ayet tasırken Islam`daki kadın haklarına nasıl dil uzatabiliyorsunuz?
    36-) Job:25-[4] How then can man be righteous before God? How can he who is born of woman be clean? Bunun Turkcesi aynen soyle “kadından dogan biri nasil temiz olabilir” Burada tanrı insanlıgı asagılıyor ama daha cok kadınları asagılıyor. Islam`da ise Cennet Analarin Ayagı Altındadır gibi yaklasımlarla kadın yuceltilir. Yukarida yazan ayeti misyonerlik faaliyetleri sırasında okuyor musunuz?
    37-) Deuteronomy:23-[2] “No bastard shall enter the assembly of the LORD; even to the tenth generation none of his descendants shall enter the assembly of the LORD. Bu ayetin Turkce tercumesi “hicbir pic tanrının topluluğuna girmeyecek.Soyundan gelenler de 10. kusaga kadar Rabbin topluluguna giremeyecek” (Ne yapalim sizin iki yuzlu tercumelerinize guvenmedigimiz icin kendi tercumemizi kendimiz yapiyoruz) Burada bastard kelimesi kullanilmis bastard`in sozlukteki karsiligi pic kelimesidir. Burada hacli kardeslerimize(!) birden fazla soru yoneltecegim. A-) Ilahi bir kitapta nasil boyle bir soz gecer. B-) Eger birinin anne-babasi zina etmis ise dogan cocugun ne sucu var. Dogan cocuk niye cehenneme gidiyor? Sizin tanrinizin hosgorusu bu kadar mi? C-) Bu ayeti turkce incillerde nicin dogru tercume etmiyorsunuz?

    ht/ islamiesinti.wordpress.com/misyonerlere-sorular/

    1. incil ve tevratı şu an ki haliyle okumak haramdır. hükümsüzdür. Kur’an’ı kerim’in inmesi ile bu kitaplarımız nesh olmuştur.
      zaten ilim sahibi bir kardeşimiz incil yahut tevrattan bir ibare ile karşılaşırsa sükût eder. olur ki karşılaştığı ibare haktır inkar eder. olur ki batıldır kabul eder. mayınlı arazi yani uzak durulmalı. hatta efendimiz عليه الصلاة والسلام hz ömer رحمتله عليه
      in tevrata bakmak istemesi uzerine onu nehyetmiştir.

  4. Affınıza sığınarak ne olduğunu söyleyeyim. Gavura yaptıramayacakları işleri müslümana (!) yaptırıyorlar. Misyonerler cirit atıyor, diyalog faaliyetleri zirvede, ezanın sesi kısıldı (son zamanlarda daha da kısıldı farkında mısınız? ), sapık itikatlı ilahiyatçılar altın çağlarını yaşıyorlar, imam rabbani ve mevlana halidi bağdadiye, mevlanaya ve bilcümle ehli sunnet alimlere ajan diye hakaretler ediliyor, sünnilik yok sayılıyor, ehli sünnet hocalar görevden alınıyor, tesettür sulandırılıyor, sigorta ve faizle işleme bulaştırılmayan vatandaş kalmadı. Zina serbest, bilumum suçlular adli kontrolde, domuz eti satılıyor, sırptan et ithal ediliyor. Put merasimleri yeniden ihya edildi. Caferilik 5. mezhep oldu, açılımlar, saçılımlar, say say bitmez. Bunlardan bir tanesini sol parti yapsaydı,her cumadan sonra meydanlara koşardık.

  5. Şamil ÇEÇENDAĞLI

    Diphanet camiilerde yılbaşına(sözde) yakın tanesi 5 liradan takvim satmayı bıraksa da ehli sünnet islam itikatı üzerine geniş kapsamlı nadide eserlerimizi neşredip yaysa. ..ne misyoner kalır ne hurafe İncil.. .adamlar meydanı bos bulup istedikleri gibi at kosturuyorlar,bizim diphanet napiyor? İhsan senocak gibi bir âlimi bünyesinden uzaklaştırıyor. …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

ihvanlar.net EHLİ SÜNNET MÜDAFAA HATTI © 2015 YASAL UYARI: Sitemizde bulunan www.ihvanlar.net imzalı yazılardan alıntı yapılması halinde sitemiz kaynak belirtilmelidir.