Boşanmaları teşvik eden Adaletsiz kanun: Süresiz Nafaka

   İslam’da Kadın kocasından boşandıktan sonra iddetini (üç hayız / regl ya da üç temizlik) doldurana kadar nafakası boşandığı kocasına aittir. Türkiye’de ise boşanma halinde adam süresiz nafaka ödemeye mecbur ediliyor.

ADALETSİZLİK VE SUİSTİMAL

   Öncelikle bu muamele çok büyük bir adaletsizliktir. Nikah olmayınca kadın eski kocasına artık yabancıdır. Kimse kendisine yabancı birisinin nafakasını ödemekle sorumlu tutulamaz. Geçmişte evlilik bağı olması bu gerçeği değiştirmez. Artık iki yabancı vardır ve herkesin yolu ayrıdır.

   Geçimsizliğin sebebi kadın olması halinde bile bu yük erkeğin sırtına vurulmaktadır ki bu da yine ayrı bir saçmalıktır.

BOŞANIR ÖMÜR BOYU RAHAT YAŞARIM!

   Bu adaletsizlikler suistimale de kapı aralamıştır. Çevremizde şunu duyar olmuşuzdur: “Zengin bir koca bulur, bir kaç yıl evli kalır boşanırım. Sonra ömür boyu çalışmadan gül gibi yaşarım”

   Çünkü ne de olsa süresiz nafaka var!

   Böyle düşünüp uygulayanlar az değil. Ve en acısı da bu süresiz nafaka adaletsizliği “kadınlara büyük bir güvence verdiğinden” aile içi geçimsizlikte kadınların hiçbir çaba içine girmeden ilişkiyi daha çabuk bitirmesi ve boşanmak için mahkemeye koşması da bu yüzdendir.

   Boşanmaların artmasının en büyük sebeplerinden birisi bu adaletsiz uygulamadır.

SON VERİLSİN!

   Erkekler bu hususta çok mağdur durumdalar. Boşanan erkek yeni bir yuva kuruyor. Ailesini geçindirmenin telaşı yanında bir de boşandığı ve artık kendisine yabancı olan bir kadına yıllarca nafaka ödemek zorunda kalıyor.

   Adalet Bakanlığına son yıllarda bu mesele hakkında yüzlerce şikayet gittiği halde önemli bir adım atılmış değil.

   Biz de mağdurların sesini duyurmak namına bu yazıyı sizlerle paylaşıyoruz. Devlet adaletsizliklerle payidar olmayacağı gibi “insanı yaşat ki devlet yaşasın” sözü gereği de bu adaletsizliğe son verilmesini temenni ediyoruz.

www.ihvanlar.net

SEÇME VİDEO

5 Yorum

  1. Bu adamlar falso vermeye başladılar. İnsaniyet yavaşladı. Allah’ım gül yüzümüze ya Rabbi, sen bizlerden ajandası başka insanları uzak tut ya da bunlara ne pahasına tövbe etme gücü ver. Acı bu millete. Bilhassa içimizden gelen fitneleri sen durdur ey gücü herşeye yeten yüce Allah’ım

  2. Olurmu oyle cagimizda bayanlarin dokunulmazligi var her hakka sahipler istediklerini yapmakta ozgurler. Yapacak tek sey islamiyeti cagimiza uydurmak. RTE guncelleme yapar 🙂

  3. Eğer ki bu boşanan kişi evlenirse ve çoluğu çocuğu da olursa durumu da çok iyi değilse evlendiği eşi de mağdur olacak.Yine kadın mağdur olmuş oluyor.İnsanların kaldıramayacağı,altlarında ezileceği,mağduriyet yaşatacak düzenlemelerden kaçınılması gerekiyor.Yöneticilerimiz politikalarını tekrar gözden geçirmeli,birilerine yaranmayı değil Allah’a yaranmayı istemeliler.Biz geçmişten ders almış olmalıydık,ancak ben ders alındığını göremiyorum.Dostlar ve düşmanlar aslında o kadar çok netken, neden aynı yanlışlar yapılır ve gittiğimiz çizgiyi düzeltmeyiz anlayamıyorum.Bu milletin bir hatayı daha kaldıracak dermanı kalmadı.’Kandırıldık!’ deme lüksümüz de hiç yok.Toplumumuz içten yıkılmaya çalışılıyor,her ailenin evinde patlamayı bekleyen bir barut var,insanımız birbirinden kopuk kopuk,hem aile ve akraba bağları zayıflamış hem de müslümanlık bağları.Herkes kendi grubundakini daha çok sevip onu tutuyor.Bizlere ne oldu böyle?Buna bir çare bulunması lazım.İçten yıkılıyor kale,içten.Ama yetkililerimiz bunu görmüyor ha bire çoğunluk olmayan fakat baskın gelen medyayı ve yandaşlarını mesut etmeye çalışıyor.Dini değerlerimize,örf ve adetlerimize geri dönmeliyiz.Yabancılardan ithal ettiğimiz kültür ve değerleri bizlere mutluluk getirmez.Kendilerini mutlu edememiş ki bizleri etsin.

  4. ŞAMİL ÇEÇEN DAĞLI

    Alnından öpüyorum sevgili editör. ..bu kul hakkı değilde nedir?süresiz nafaka da neyin nesi?bu erkek hiç mi evlenmeyecek?evinin kirası elektriği suyu çocuğu olacaksa onun giderleri vs vs ömür boyu müebbet bir ceza gibi bir durum bu. ..ne yazikki kadınların çoğu bu durumu suistimal edip nikahsız olarak başka erkeklerle birlikte olup eski kocalarının nafaka larını yiyorlar. ..bu duruma bir dur denmesi lazım.

  5. Savaştığı düşmanının değerlerini zorla benimsemeye mecbur bırakılan halk için, gülünççe mukallit bir anlayışla her türlü kanunlarını dahi batı’dan alan 1923 kurucu otoritesi, medeni hukuk konusunda İsviçre kanunu seçti (Fransız yasalarından daha yeni, Alman yasalarından daha anlaşılır olduğu için). Fakat gelin görün ki ne güncel sosyal yaşamına ne de tarih ve maneviyatına uymayan bu İsviçre kanunlarını insanımızın nabzına uydurmak için üzerinde pek çok değişiklikler, uyarlamalar, millileştirme ayarları da yapılmış olmasına rağmen iğrenç bir hukuk hırsızlığı ve taklit şablonculukla kerhen edinilen kanuni çerçeve hala hiç bir aklı başında Türk hukukçusu için tatmin edici değildir. Özellikle boşanma, miras, nafaka, iddet gibi konularda Türk ve İsviçre anlayışındaki maneviyat farkı kökenli bir çok husus son derece akıl karıştırıcı bulunup çözümsüz addedilmekte, gönül ve mantık rahatlığıyla uygulanabilir görülmemektedir.

Zaman aşımına uğramış

ihvanlar.net EHLİ SÜNNET MÜDAFAA HATTI © 2015 YASAL UYARI: Sitemizde bulunan www.ihvanlar.net imzalı yazılardan alıntı yapılması halinde sitemiz kaynak belirtilmelidir.