Fitneler ortadan kalktı, Cübbeli Hoca ve Marifet bir araya geldi

    Hepinizin bildiği üzere Marifet Derneği, İsmailağa Vakfı ve Cübbeli Hoca arasında polemikler yaşanmış, İsmailağa Vakfı ölçülü bir tavır içerisine girerken Marifet ve Cübbeli Hoca arasında sert diyaloglar yaşanmıştı.

   Allah’a hamdolsun ki bu sıkıntılı süreç aşıldı. İsmailağa Vakfı ve Marifet tekrar biraraya geldi. Çaylar içildi sohbetler edildi.

   Daha sonrasında da Cübbeli Hoca, Marifet derneği ile bir araya gelerek Mahmud Efendi hazretlerini de ziyaret etti.

ÇOK ÖVME DÜŞMAN, ÇOK SÖVME DÜŞMAN OLURSUN

   Geçirilen sıkıntılı süreçte her iki taraf da birbirlerine ağır ifadeler kullandı. Bundan etkilenen taraftarlar da birbirlerine ağır şekilde yüklenmeye başladı.

   Sonrasında gelinen bu nokta sevindirici olsa da kalplerde iz bırakan ithamlar elbette hiçbir zaman silinmez.

    Bu sebeple insanları överken de eleştirirken de ölçüyü elden kaçırmamalı. Gereksiz övmemeli, gereksiz eleştirmemeli. Eleştirirken de Allah için ve ana sebepler üzerinden eleştirilmeli, kişilik haklarına saygı duyularak rencide edilmemeli.

FİTNECİLERİN ELİ BOŞ KALDI

   Yine bu süreçte İslami görünen hasetçi cemaatlerin de İsmailağa ve Marifet hakkında ileri geri konuşmalarına, tarikatı yermek için bahane üretmelerine şahit olduk. Cemaatin bölündüğü, parçalandığı hevesine kapılanları gördük. 

   Bunlara her ne kadar koz verilmişse de bu güzel girişimlerle de hevesleri kursaklarında bırakılmış oldu.

  www.ihvanlar.net

5 Yorum

Yorum Yap
  1. elhamdülillah…gergin ve yoğun bir gün yaşıyordum,taa ki bu haberi okuyana kadar allah cc sonsuz hamd olsun kardeşler tekrar kenetlendi..zındıkların hevesi kursağında kaldı

  2. Hasbunallah ……..

  3. Âhirzaman Yolcusu

    MÂŞÂALLÂH LÂ KUVVETE İLLÂ BİLLÂH BAREKALLÂH SUBHÂNALLÂH ELHAMDULİLLÂH İ RABBİL ÂLEMÎN…
    LÂ HAVLE VE LÂ KUVVETE İLLÂ BİLLÂH…

  4. malesef rezil ettikten sonra.. kıymeti harbiyesi sıfıra müncar olmuştur.

  5. MÜHİM VE MÜDHİŞ BİR SUAL:
    Neden ehl-i dünya, ehl-i gaflet, hattâ ehl-i dalalet ve ehl-i nifak rekabetsiz ittifak ettikleri halde; ehl-i hak ve ehl-i vifak olan ashab-ı diyanet ve ehl-i ilim ve ehl-i tarîkat, neden rekabetli ihtilaf ediyorlar?
    İttifak ehl-i vifakın hakkı iken ve hilaf ehl-i nifakın lâzımı iken, neden bu hak oraya geçti ve şu haksızlık şuraya geldi?
    Elcevab:
    Bu elîm ve feci’ ve ehl-i hamiyeti ağlattıracak hâdise-i müdhişenin pek çok esbabından, yedi sebebini beyan edeceğiz.

    İKİNCİ SEBEB:
    Ehl-i dalaletin zilletindendir ittifakları, ehl-i hidayetin izzetindendir ihtilafları.
    Yani ehl-i gaflet olan ehl-i dünya ve ehl-i dalalet, hak ve hakikata istinad etmedikleri için zaîf ve zelildirler.
    Tezellül için, kuvvet almaya muhtaçtırlar.
    Bu ihtiyaçtan, başkasının muavenet ve ittifakına samimî yapışırlar.
    Hattâ meslekleri dalalet ise de, yine ittifakı muhafaza ederler.
    Âdeta o haksızlıkta bir hakperestlik, o dalalette bir ihlas, o dinsizlikte dinsizdarane bir taassub ve o nifakta bir vifak yaparlar, muvaffak olurlar.
    Çünki samimî bir ihlas, şerde dahi olsa neticesiz kalmaz.
    Evet ihlas ile kim ne isterse Allah verir.

    Amma ehl-i hidayet ve diyanet ve ehl-i ilim ve tarîkat, hak ve hakikata istinad ettikleri için ve herbiri bizzât tarîk-ı hakta yalnız Rabbisini düşünüp, tevfikine itimad ederek gittiklerinden, manen o meslekten gelen izzetleri var.
    Zaaf hissettiği vakit; insanların yerine Rabbisine müracaat eder, meded ondan ister.
    Meşreblerin ihtilafıyla, zahir meşrebine muhalif olana karşı muavenet ihtiyacını tam hissetmiyor, ittifaka ihtiyacını göremiyor.
    Belki hodgâmlık ve enaniyet varsa, kendini haklı ve muhalifini haksız tevehhüm ederek; ittifak ve muhabbet yerine, ihtilaf ve rekabet ortaya girer.
    İhlası kaçırır, vazifesi zîr ü zeber olur. İşte bu müdhiş sebebin verdiği vahîm neticeleri görmemenin yegâne çaresi, “dokuz emirdir.”
    1 – Müsbet hareket etmektir ki; yani kendi mesleğinin muhabbetiyle hareket etmek.
    Başka mesleklerin adaveti ve başkalarının tenkisi, onun fikrine ve ilmine müdahale etmesin; onlarla meşgul olmasın.
    2 – Belki daire-i İslâmiyet içinde hangi meşrebde olursa olsun, medar-ı muhabbet ve uhuvvet ve ittifak olacak çok rabıta-i vahdet bulunduğunu düşünüp ittifak ederek…
    3 – Ve haklı her meslek sahibinin, başkasının mesleğine ilişmemek cihetinde hakkı ise: “Mesleğim haktır yahut daha güzeldir” diyebilir.
    Yoksa başkasının mesleğinin haksızlığını veya çirkinliğini îma eden, “Hak yalnız benim mesleğimdir” veyahut “Güzel benim meşrebimdir” diyemez olan insaf düsturunu rehber etmek.
    4 – Ve ehl-i hakla ittifak, tevfik-i İlahînin bir sebebi ve diyanetteki izzetin bir medarı olduğunu düşünmekle…
    5 – Hem ehl-i dalalet ve haksızlık -tesanüd sebebiyle- cemaat suretindeki kuvvetli bir şahs-ı manevînin dehasıyla hücumu zamanında; o şahs-ı manevîye karşı, en kuvvetli ferdî olan mukavemetin mağlub düştüğünü anlayıp ehl-i hak tarafındaki ittifak ile bir şahs-ı manevî çıkarıp o müdhiş şahs-ı manevî-i dalalete karşı, hakkaniyeti muhafaza ettirmek.
    6 – Ve hakkı, bâtılın savletinden kurtarmak için…
    7 – Nefsini ve enaniyetini
    8 – Ve yanlış düşündüğü izzetini
    9 – Ve ehemmiyetsiz rekabetkârane hissiyatını terketmekle ihlası kazanır, vazifesini hakkıyla îfa eder.

    (Yirminci Lem’a/2. Sebeb)
    Lemalar

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

ihvanlar.net EHLİ SÜNNET MÜDAFAA HATTI © 2015 YASAL UYARI: Sitemizde bulunan www.ihvanlar.net imzalı yazılardan alıntı yapılması halinde sitemiz kaynak belirtilmelidir.