Mahmud Efendi’nin Görüştüğü Siyasi Liderler

   Üstadımız Mahmud Efendi Hazretlerinin davasını anlamayabilmemiz için hayatının önemli bazı noktalarına dikkat çekmemiz gerekiyor.

   O “Hocam, maddi olarak yapabileceğim bir şey var mı” sorusuna muhatap olduğu zaman onca sıkıntıya rağmen “sen yardımı boş ver, önce sakalını bırak” diyen bir insan.

   Derdi İslam, derdi sünnet… Derdi Ümmet-i Muhammed (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)

   Efendi Hazretleri sadece köylüye, halka, cemaate değil zamanın önemli komutan ve siyaset adamlarına da İslamı tebliğ etmiş bir insandır.

    İhtilal zamanının etkin komutanlarının yanında Turgut Özal, Alparslan Türkeş, Süleyman Demirel, Necmeddin Erbakan, Recep Tayyip Erdoğan, Muhsin Yazıcıoğlu ve Deniz Baykal gibi siyasilerle görüşmüş, onlarla Allah’ın emir ve yasaklarını tebliğ etmiştir.

   Efendi hazretleri tebliğ vazifesini yaparken bu siyasilerden hiçbir menfaat beklentisi içerisinde olmamıştır. Onların bulunduğu makamdan istifade etmek, kendisine destek almak gibi bir gayret içerisine girmemiştir. Çok sıkıntılar çektiği halde hiçbir siyasiden kendisine maddi ve manevi destek vermesini istememiştir.

   O’nun tek derdi insanların kimliği ne olursa olsun hayatlarını İslam, Kur’an ve sünnete göre dizayn etmesi, şekillendirmesidir. Bunun için de herkesin kapısını çalmayı görev bilir, kapısına gelenleri de geri çevirmez.

   Fırsat bulduğu her zaman ve mekânda: “Allah katında tek din İslam’dır” (Ali İmran 19) inancı ile insanlara dinin güzelliğini ve bu dini bizlere tebliğ eden Hazreti Peygamber Efendimiz (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)in sünnet-i seniyyesini anlatarak irşad vazifesini dünyanın her yerine ulaştırmaya muvaffak olmuştur.

   Efendi Hazretleri’nin siyasilere yaptığı tebliğ çok önemlidir. Biz hükümetin özellikle İslam’a ve müslümanlara verdiği bazı zararları ifade ettiğimiz zaman “siz işinize bakın, siyaset sizin işiniz değil” gibi tepkiler olabiliyor. Onlara diyoruz ki: “Biz siyaset değil, tebliğ yapıyoruz.” Onların anlamadığı husus da bu! Biz, Mahmud Efendi Hazretlerimizin yaptığı gibi uyarıyoruz.

   Bizler de böyle bir mürşidin müritleri olarak tebliğ vazifesini genişleterek, ellimizden, dilimizden geldiği kadar her ortamda Hakkı ve hakikati duyurmamız gerekiyor. Gevşekliği bir kenara bırakarak var gücümüzle çalışmamız gerekiyor.

www.ismailaga.info

PAYLAŞ