Evlat Edinmek Caiz mi?

Yüce Allah buyuruyor:
(Allah) evlâtlık edindiklerinizi (öz) oğullarınız (gibi) kılmadı. Bu (evlât edinme), sizin ağızlarınızdan çıkan boş (geçersiz) sözlerdir. (Ahzâb – 4 )

   Başkasının oğlunu ya da kızını evlâtlık edinme, İslâm öncesi câhiliye döneminin yaygın âdetlerindendi. O dönemde evlâtlık edinmek isteyenler, evlâtlık edineceği çocukla birlikte halkın yoğun olduğu bir yere gelir ve evlâtlık edineceği çocuğun elinden tutarak, “bu benim oğlum ya da bu benim kızım” diye açıkça duyuru yapardı. Sonra evlâtlık edindikleri çocuklar, kendi öz çocukları gibi bütün haklara sahip olur ve öldükleri zaman da onların mallarına vâris olurlardı.

   Bu âyet-i kerime ile evlâtlık edinmek yasaklandı, evlâtlıkların kesinlikle öz evlâtlarla aynı haklara sahip olmadığı vurgulandı ve yasaklamadan önce evlâtlık edinmiş olanların sözlerinin de boş ve geçersiz olduğu bildirildi.
Peygamberimiz (s.a.v.) buyuruyor:
   Kim, gerçekte babası olmayan bir kimsenin babası olduğunu iddia
ederse, kıyâmete kadar Allah’ın lâneti onun üzerinedir. (Müslim – Ebû Dâvûd)

   Mirasına konmak ve bazı haklardan yararlanmak için gerçekte babası olmayan bir kimsenin babası olduğunu iddia eden kişi, kıyâmete kadar Allah’ın lânetinden kurtulamaz. Çünkü insanların hayvanlardan farklı özelliklerden biri de soylarının belirli olmasıdır.

    Öz babası olmayana baba, hanımına anne ve onların yakınlarına amca, hala, dayı ve teyze diyenlerin, gerçek soyları karışıp belirsiz olacağından ve insanlığın özelliği gideceğinden yasaklanmıştır.
   Peygamberimiz (s.a.v.) buyuruyor:
Kim kendisinin gerçek babası olmadığını bildiği bir kimsenin soyundan olduğunu iddia ederse, ona cennet haramdır. (Buhâri – Müslim – Ebû
Dâvûd – İbni Mâce)

   Kim gerçek babası olmadığını bildiği halde bazı haklardan yararlanmak için ben filanın soyundanım yani onun oğlu ya da torunuyum derse, bu günahından arınmadan cennete giremez.
 Bu konuya İslâm hukuku açısından baktığımızda!
   Kadınların mahremi olmayan erkeklerle kapalı yerlerde yalnızca bir arada kalmaları haram olduğundan, bir kadının ergenlik çağına gelen erkek evlâtlığı ile ve bir erkeğin ergenlik çağına gelen kız evlâtlığı ile kapalı bir yerde (odada) yalnız kalmaları haramdır.

   Yine kadınların mahremi olmayan erkeklerin yanına başı açık, kısa kollu ve kısa etekli çıkmaları haram olduğundan, bir kadının ergenlik çağına gelen erkek evlâtlığının yanına ve ergenlik çağına gelen evlâtlık bir kızın da, babalığının yanına başı açık, kısa kollu ve kısa etekle çıkması haramdır.

   Evlâtlık edinme ve resmi işlemler Allah katında geçersiz olduğundan, evlâtlıklar analıklarına ve babalıklarına ve analıklar babalıklar da evlâtlıklarına vâris olamaz ve mirastan pay alamazlar.

   Bir evlâtlık Allah’ın vermediği bir hakkı sadece resmi işlemlere dayanarak almaya kalkışsa ve babalığının, analığının malına vâris olsa, miras olarak aldığı mal kendisine haram olduğu gibi, İslâm hukukuna göre gerçek hak sahiplerine engel olduğu için kul hakkına da girmiş olur.

Yetim çocuklara gelince!
Yüce Allah buyuruyor:
(Ya Nebi!) Sana yetimler hakkında soruyorlar. De ki: Onları (İslâm’a göre) güzel yetiştirmek (ihmal etmekten) daha hayırlıdır. Eğer onlarla bir arada yaşarsanız, (biliniz ki) onlar sizin (din) kardeşlerinizdir. (Bakara – 220 )

   Bazı kimseler külfetinden kaçınarak ve bazı kimseler de yetim hakkından korkarak, genelde yetim çocuklara sahip çıkmayıp onları ihmal ettiklerinden, Yüce Allah yetimleri ihmal etmekten, onlarla ilgilenmenin ve İslâm’a göre yetiştirmenin daha hayırlı olduğunu bildiriyor ve yetimlerin evlâtlık değil, din kardeşi olduğunu özellikle vurguluyor.

Sehl bin Sa’d radıyallahü anhü diyor ki:
   Peygamberimiz (s.a.v.) işaret parmağı ile orta parmağının arasını biraz açarak buyurdu ki: “Ben ve yetime bakan kimse, işte cennette bu şekilde (birlikte) olacağız.” (Buhâri – Tirmizî)

Peygamberimiz (s.a.v.) buyuruyor:
   Allah rızası için bir yetimin başını okşayana, okşadığı saçların sayısınca sevab yazılır. (Ahmed İbni Hanbel)

www.ihvanlar.net – Ahmet Tomor hoca

PAYLAŞ