Kur’an’da geçen kıssalar temsilidir, günümüzde hakikati yansıtmaz diyenlere cevaben :

   Tarihselciler, Karun’un hazine anahtarlarının bir topluluk tarafından taşındığı kıssasını abartı olduğunu düşündükleri için kabul etmekten çekinirler. Bu misalendir, hakikaten böyle değildir derler. Oysaki bu durumun gerçek olması pek tabidir. Meseleyi inceleyelim :

إِنَّ قَارُونَ كَانَ مِن قَوْمِ مُوسَى فَبَغَى عَلَيْهِمْ وَآتَيْنَاهُ مِنَ الْكُنُوزِ مَا إِنَّ مَفَاتِحَهُ لَتَنُوءُ بِالْعُصْبَةِ أُولِي الْقُوَّةِ إِذْ قَالَ لَهُ قَوْمُهُ لَا تَفْرَحْ إِنَّ اللَّهَ لَا يُحِبُّ الْفَرِحِينَ
   Karun, Musa’nın kavminden idi de, onlara karşı azgınlık etmişti. Biz ona öyle hazineler vermiştik ki, anahtarlarını güçlü-kuvvetli bir topluluk zor taşırdı. Kavmi ona şöyle demişti: Şımarma! Bil ki Allah şımarıkları sevmez. (Kasas; 76)

   Karun hazinelerini altın olarak saklar ve yanında kilitli sandıklarla gezdirirdi. 
Günümüzde Karun kadar olmasa da çok zengin insanlar var. Mesela Amazon Şirketi’nin sahibi Jeff Bezos 134.7 milyar dolar servete sahip. 
Bir kg altın da yaklaşık 40.000 dolardır. 
Yani Jeff Bezos, servetini altın olarak saklamış olsa 3.350.000 kg altına sahip olacaktı.

   Karun gibi kilitli sandıklarla servetini taşıyor ve her sandığa 100 kg altın konmuş olsa, 33.500 sandığa ihtiyaç duyulurdu. Her sandığın anahtarı 100 gr olarak hesaplansa idi 3350 kg toplam anahtar ağırlığı olurdu ki üç tondan daha ağır olan anahtarları taşımak için güçlü bir ekip olması da çok normaldir.

   Kur’an ayetleri akla uymuyor diyenlerin geçerli olup olmadığını tartışması gerektiği şey ayetler değil, akıllarıdır.

(Şeyh Nadir ebu Ömer’in Akide Dersi’nden iktibasla)

DİKKATİNİZİ ÇEKEBİLİR: