Alimler halk içinde nasıl olmalı?

Âlim, halkın boş ve gereksiz sözlerine kulak asmamalıdır.

Halkın kendi arasında kullanılan çirkin sözleri duymazlıktan gelip, uyarabilirse uyarmalıdır.

Onlarla sık sık görüşmekten kaçınıp, meclislerinde çok oturmamalıdır.

Onlara muhtaç olmamaya ve kendilerinden bir şey istememeye dikkat etmelidir.

Herhangi bir sebepten dolayı halkın içine karışan bir âlim fazla konuşmamalı, vakarlı olmalı, ziyareti kısa kesmeli.

Bir mecliste veya toplantı anında başını açıp kaşımamalı, parmaklarını çıtırdatmamalı, sakal ve yüzüğüyle oynamamalıdır.

Dişlerini karıştırmayıp, tükürmek, gerinmek, başkasının yüzüne esneme gibi hareketlerden şiddetle sakınmalıdır.

Daima edepli olup, kendisiyle konuşanların yararlı sözlerinden ‘bir daha tekrar et’ demeden istifade etmelidir.

Gülme ve şakalaşmayı Peygamber Efendimizin sünnet ölçüsünde yapmalı, küçük düşürücü hareketlerden kaçınmalıdır.

Yaptığı hayır işlerini, yazdığı kitapları, nefsini ıslah etme yolundaki gayretleri gibi şeyleri övünerek söylememeli.

Giyimde ve koku sürmede aşırıya kaçmayıp sadeliği seçmelidir.

Kendisine düşmanlık yapanlara çabuk öfkelenmemeli, öfkesi geçmeden konuşmamalıdır.

İnsanlarla alay etmemelidir. Zira bu vakarı düşürür.

Kimseye lanet etmemeli, gıybetten uzak durmalı, bir başkasının dedikodusunu yapmamalıdır.

Asla yapmayacağı bir şey için söz vermemeli, verdiyse mutlaka yerine getirmeli, yalan söylememelidir.

İnsanlarla mücadele ve münakaşa yoluna girmemelidir.

Sözü uzatmamalı, karşısındakini sıkıp usandırmamalıdır.

Kimseyi yüzüne karşı medh etmemelidir.

Kimsenin ayıbını araştırmamalı, bilinen ayıplar saklanmalıdır.

Kimsenin ayıbını yüzüne vurmamalıdır.

İnsanların gelip geçtiği yerlere oturmamalıdır.

Enes Uner

www.ihvanlar.net

PAYLAŞ

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir