Skip to content
İhvanlar.net – Ehli Sünnet

İhvanlar.net – Ehli Sünnet

İSLAMİ

ihsan-senocak

Bir İbadetin Sevabını Başkasına Bağışlamak Caiz mi?

Admin
Hediye rüşvet midir, Memura hediye verilir mi? rusvet-nedir

Hediye rüşvet midir, Memura hediye verilir mi?

Boşanmak kaç talakla olur – Boşanma hükümleri nikah

Boşanmak kaç talakla olur – Boşanma hükümleri

KUR’AN

maher-muaykıli

Mahir Muaykıli Hac Suresi Dinle

Admin
Mahir Muaykıli Müminun Suresi Dinle maher-muaykıli

Mahir Muaykıli Müminun Suresi Dinle

Mahir Muaykıli Nur Suresi Dinle maher-muaykıli

Mahir Muaykıli Nur Suresi Dinle

Primary Menu
  • YAZI ARŞİVİ
  • YENİ SOHBETLERİ REKLAMSIZ İZLE
  • SİTE İÇİ ARAMA
  • İLETİŞİM

Musibetler Ceza mı Yoksa Mükafat mı?

Admin

Paylaş:

  • WhatsApp'ta paylaş (Yeni pencerede açılır) WhatsApp
  • X'te paylaş (Yeni pencerede açılır) X
  • Facebook üzerinde paylaş (Yeni pencerede açılır) Facebook
  • Telegram'da paylaş (Yeni pencerede açılır) Telegram
  • Reddit'te paylaş (Yeni pencerede açılır) Reddit
  • Pinterest'te paylaş (Yeni pencerede açılır) Pinterest
  • Arkadaşınıza e-posta ile bağlantı gönderin (Yeni pencerede açılır) E-posta
  • Yazdır (Yeni pencerede açılır) Yazdır

Şahsına yapılan haksızlıkları âdeta “yok” hükmünde görerek en ufak bir kırgınlık duymadan affedebilmek; kalbî olgunluğun şâheseridir.

Rabbimizin cemâlî esmâsından biri de el-Afüv ism-i şerîfidir. Cenâb-ı Hak çok affedicidir. Kâmil mü’minler de; “Affetmeyi bilmeyen, affedilmez.” düstûrunca, ilâhî affa lâyık olabilmek için Allâh’ın kullarına karşı çok affedici olurlar. Zira şahsına yapılan haksızlıkları âdeta “yok” hükmünde görerek gönlünde en ufak bir kızgınlık ve kırgınlık duymadan affetmeyi meleke hâline getirebilmek; kalbî olgunluğun şâheseridir, en büyük mânevî kahramanlıktır.

Hallâc-ı Mansur, kendisini anlayamayan kimseler tarafından taşlanırken:

“Yâ Rabbi! Benden evvel, beni taşlayanları affet!” diye niyâz etti. Zira o, kendisine ahlâkın ne olduğunu soranlara “Ahlâk, Hakk’ı düşünerek halkın ezâ ve cefâsına aldırış etmemektir” diyebilecek bir gönül ufkuna sahipti.

Yine Hak dostlarından Sâ­mi Efen­di Haz­ret­le­ri, Dâ­ru’l-Fü­nûn’un Hu­kuk Fa­kül­te­si’ni ye­ni bi­tir­miş­ti. Onun gü­zel hâ­li­ni ve ter­te­miz sî­re­ti­ni pek be­ğe­nen bir Hak dos­tu:

“Ev­lâ­dım, bu tah­sil de gü­zel­dir ama, sen gerçek tah­sî­li ik­mâl et­me­ye bak! Se­ni ir­fan mek­te­bi­ne kay­de­de­lim, ora­da da gö­nül ilim­le­ri­ni ve âhi­ret sır­la­rı­nı öğ­ren!..” de­di. Ar­dın­dan da ilâve etti:

“Ev­lâ­dım, o mek­tepte na­sıl eği­tim ya­par­lar, ne öğ­re­tir­ler bi­le­mem. Ama bildiğim bir şey var ki, bu tahsîlin ilk dersi incitmemek, son der­si de in­cinmemektir…”

ASIL MARİFET KALBİ SUSTURABİLMEKTİR

Kimseyi incitmemek, ne kadar zor olsa da, yine de olgun bir insanın elindedir. Lâkin kimseden incinmemek, neredeyse imkânsızdır. Bunun için kişinin şahsına yapılan eziyetleri sîneye çekip susması gerekir. Bu büyük bir mârifettir. Lâkin asıl mârifet, kalbi de susturabilmektir. Zira dili susturmak irâdeyle mümkündür, lâkin kalpte irâde yoktur; o yine için için konuşup sızlanmaya devam eder.

Ayrıca kâmil mü’minler, kendilerini inciten bir hâdise karşısında, öncelikle o muâmeleye müstehak olup olmadıkları yolunda bir nefis muhâsebesine yönelirler. Böylece, mâruz kaldıkları cefâlardan da mânen istifâde imkânı elde ederler. Şu kıssa, bu hakîkati ne güzel îzah eder:

Vaktiyle serserilikten vazgeçip sâlih bir hayâta dönen biri, dükkânında çalışmakta iken, oraya gelen öfkeli bir adam, kendisini sorgu-sual etmeden fecî bir sûrette dövüp yaralamış. Bu eski serseri, ne bir karşılık vermiş ne de bir îtiraz sesi yükseltmiş. Öfkeli adam dükkândan çıkıp gittikten bir saat sonra geri gelerek bu adamı yanlışlıkla, başkası zannederek dövdüğünü söyleyip özürler dilemiş. Adam:

“Hayır, bu işte bir yanlışlık yok. Ben bu dayağı hak etmiştim. Çünkü vaktiyle böyle senin yaptığın gibi birçok günahsız insanı sudan bahânelerle dövmüştüm. Senin bu muâmelen, benim hak ettiğim bir işti. Âhirette senden alacağım hakkı, o haksız yere dövdüğüm insanlara vereceğim.” demiş. [1]

KÖTÜLÜKLERE VE MUSİBETLERE KARŞI SABIR

İşin bir başka yönü daha vardır: Her musîbet, ona müstehak olma sebebiyle başa gelmez. Bâzen de bir fert, mazlûmiyetle taçlanmak, sabır neticesinde derece elde etmek ve mükâfatlandırılmak üzere bir musîbete mâruz kalır. Eğer musîbetler hep hak etme neticesinde olsaydı, insanlar mecbûren iyi olurlar ve peygamberler üzerine hiçbir musîbet gelmezdi. Hâlbuki insanlık tarihinde en büyük musîbetlere mâruz kalanlar, enbiyâ silsilesidir. Üstelik onların mâsumiyet sıfatı vardır.

Düşünmek gerekir ki, bugün Allâh’ın kullarını affetme irâdesini gösteremeyen, menfaatperest ve hodgâm bir ruh, yarın huzûr-i ilâhîde ne yüzle af dileyebilir?! Affedememe illeti, insanın kendi gafletinden kaynaklanır. Zira affın asıl sahibi Cenâb-ı Hak’tır. Mü’minler de gönüllerindeki Allah muhabbeti nisbetinde affedebilirler.

 Dipnot: [1] Bkz. Sâmiha Ayverdi, Mesih Paşa İmamı.

-alıntı-

Post navigation

Previous: Hükumetin faizli konut kredisine tepki
Next: Ak parti yönetimindeki İslam’a yabancı kişiler

Benzer Yazılar

"Kabir Ehlinden Yardım İsteyiniz" Hadis midir? Uydurma mıdır?

Admin

Kıbrıs Savaşında Allah dostlarının kerametini komutan anlatıyor

Admin

Mustafa Kemal Adana’ya gitmiş ve yaşanan komedi

Admin
  • YENİ SOHBETLERİ İZLE
  • ✔ Ehli Sünnet Bölümü
  • 🌹 Delilleri ile Tasavvuf
  • ❓ Deşifre ve Reddiyeler
  • Ehli Sünnet Fetvalar
  • DUALAR
  • İslami Konular
  • İslami Kavramlar
  • Videolar
  • Resimler
  • Osmanlı ve Tarih
  • KAYNAKLARIYLA KONULU HADİSLER
  • Menkıbeler
  • Önemli Tespitler
  • Pratik Arapça
  • Sağlık ve Sünnet
  • Şifalı Bitkiler
  • İslami Rüya Tabirleri
  • Videolu Arapça Medrese Dersleri

YENİ EKLENENLER

  • Kadir Gecesi Tebrik Mesajları Resimli
  • Allah için sevmek hakkında Hadisler
  • Resimli Ramazan Bayramı Mesajı – Vefa
  • Resimli Bayram Mesajı – Dua Mesajı
  • Mahir Muaykıli Hac Suresi Dinle
  • Mahir Muaykıli Müminun Suresi Dinle
  • Mahir Muaykıli Nur Suresi Dinle
@2026 ihvanlar.net imzalı yazılardan alıntı yaparken kaynak belirtmek zorunludur. |