Mahmud Efendinin kimsenin tanımadığı kadın müridine uğraması

Mevlid Birben Hocaefendi şöyle demiştir:

“Bir defasında Efendi Hazretleri Bartın’a gelmişti. Biz de Bartın’a gittik. Bartın’da vazifeyi tamamladıktan sonra birlikte bize gidiyorduk. Yolda Efendi Hazretleri’nin içinde olduğu araba önde, bizim arabamız hemen arkasında ilerliyorduk.

Oldukça tenha bir yerden geçerken Efendi Hazretleri’nin binmiş olduğu araba işaret vererek, sağa yanaştı ve duru. Biz de durduk ve arabadan indim, koşarak Efendi Hazretleri’nin yanına vardım. ‘Bir ihtiyacınız mı hâsıl oldu?’ dedim. ‘Hayır, evladım! Burada bir cami olacak, ona bir uğramamız lazım.’ dedi.

Bunca yıldır o yoldan geçerdim ama Efendi Hazretleri’nin işaret ettiği yerde bir caminin olduğunu bilmezdim. Ben önde diğerleri arkamda birlikte ağaçlara doğru ilerleyince gördük ki ağaçların arasında küçük bir cami var. Camiyi görünce ‘Efendi Hazretleri, aradığımız camiyi bulduk!’ diye seslendim.

Hep birlikte camiye vardık. Abdest ve namazdan sonra caminin imamı karşımıza çıktı ve Efendi Hazretleri’ne: ‘Efendim, soframız hazır sizi bekliyoruz.’ dedi. Efendi Hazretleri şöyle sağına soluna bir baktı ve buyurdu ki: ‘Bize sofra hazırlanmış, buyurun yemeğe.’

On kişi kadardık. Güzel bir sofra hazırlanmıştı. Yemekten sonra Efendi Hazretleri imama: ‘Söyle bakayım, bizim böyle kalabalık geleceğimizi nereden bildin de bu muazzam sofrayı hazırladın?’ dedi.

Aslında hepimiz merak içindeydik. Böyle ıssız bir yerde, haberi olmadan bu sofra kim için, ne zaman hazırlanmıştı? Bu kadar kısa zaman içinde, bir akşam namazı vakti kadar zamanda böyle bir sofranın hazırlanması mümkün değildi. O zaman bugün ki gibi haberleşmeler yok ki daha önceden haber verilsin de hazırlık yapılsın. İçimizde ben de dahil imam efendiyi tanıyanımız yok.

İmam efendi dedi ki: ‘Efendi Hazretleri! Benim hanım sizin talebenizdir, Samsun’da sizin medreselerde okudu. Bu sabah kalkar kalkmaz bana dedi ki, bugün buraya Efendi Hazretleri gelecek, çarşıya git ve şu alışverişleri yap, ben de çarşıya gidip alışveriş yaptım, sonra hazırlıklara başladı ve bu sofradaki yiyecekleri yaptı.’

Bunun üzerine Efendi Hazretleri bize döndü: ‘Görüyor musunuz arkadaşlar, Allah bizi nereye nasip etti? Eniştemizin evinde bize ikramda bulundu. Evin hanımı medresemizde okumuş, bizim kızımız olur. Allah bize ne güzel bir sofra nasip etti.’ buyurdu.”

YORUM YAZIN