Skip to content
İhvanlar.net – Ehli Sünnet

İhvanlar.net – Ehli Sünnet

İSLAMİ

ihsan-senocak

Bir İbadetin Sevabını Başkasına Bağışlamak Caiz mi?

Admin
Hediye rüşvet midir, Memura hediye verilir mi? rusvet-nedir

Hediye rüşvet midir, Memura hediye verilir mi?

Boşanmak kaç talakla olur – Boşanma hükümleri nikah

Boşanmak kaç talakla olur – Boşanma hükümleri

KUR’AN

maher-muaykıli

Mahir Muaykıli Hac Suresi Dinle

Admin
Mahir Muaykıli Müminun Suresi Dinle maher-muaykıli

Mahir Muaykıli Müminun Suresi Dinle

Mahir Muaykıli Nur Suresi Dinle maher-muaykıli

Mahir Muaykıli Nur Suresi Dinle

Primary Menu
  • YAZI ARŞİVİ
  • YENİ SOHBETLERİ REKLAMSIZ İZLE
  • SİTE İÇİ ARAMA
  • İLETİŞİM

AKAİDDE TAKLİT CAİZ DEĞİL MİDİR?

Admin

Paylaş:

  • WhatsApp'ta paylaş (Yeni pencerede açılır) WhatsApp
  • X'te paylaş (Yeni pencerede açılır) X
  • Facebook üzerinde paylaş (Yeni pencerede açılır) Facebook
  • Telegram'da paylaş (Yeni pencerede açılır) Telegram
  • Reddit'te paylaş (Yeni pencerede açılır) Reddit
  • Pinterest'te paylaş (Yeni pencerede açılır) Pinterest
  • Arkadaşınıza e-posta ile bağlantı gönderin (Yeni pencerede açılır) E-posta
  • Yazdır (Yeni pencerede açılır) Yazdır

Soru: Taklidin caiz olduğunu söyleyen alimler bunu mutlak olarak mı söylüyorlar. Mesela bir akaid ilminde taklidin caiz olduğunu söyleyebilir miyiz? Caizse bu neye inandığını bilmeden iman etmek anlamına gelmiyor mu? Böyle bir iman geçerli olur mu?

Cevap: Taklide cevaz veren alimlerin bunu mutlak anlamda tecviz ettiklerini söylemek elbette doğru olmaz. Zira neredeyse hemen her kaidenin belli başlı istisnaları ve her mutlakın takyitleri olduğu gibi taklit meselesinin de kendine özgü bir çerçevesi vardır. Taklidin nevileri ve davâbıtı, usûl-i iftâ ve münhasıran bu konuyla ilgili yazılmış eserlerde tafsil edildiği için o noktaya değinmeyeceğim.

Akaidde taklit meselesine gelince, ulema ve fukahanın çoğu mukallidin imanının muteber olduğunu savunmaktadırlar. Zira iman etmek tasdik ile olacağından dolayı taklit üzere yapılan tasdik de kişinin mümin sayılması için yeterlidir. İnancı noktasında taklit üzere olan kişi itikadı ve sair amelleriyle itaatkâr sayılır. Her ne kadar nazar ve istidlâli terk ettiği için asi sayılsa da. Böyle bir kimse, günahı miktarı azap görmesi ve mağfiret olunabilmesi ve sonunda hiç şüphesiz cennete girecek olması noktalarında fasık mümin hükmündedir. Bu, Ebu Hanife, Sevrî, Malik, eş-Şâfi’î, el-Evza’î, Ahmed b. Hanbel, Abdullah b. Sa’îd el-Kattân gibi imamların görüşüdür.[1]

Sadece Mu’tezile ve kelamcıların çoğu mukallidin imanının muteber olacağını kabul etmemektedirler.[2] Bu görüş Ebu’l-Hasen el-Eş’arî’ye nispet edilmekteyse de Kuşeyrî bunun ona iftira olduğunu söylemektedir.[3] Zira onlara göre akaidin aslî meseleleri hep aklî olduğundan ve insanlar da akılda ortak olduklarından dolayı bu noktada avam-havas ayrımı yapılamaz.

Aklı olan herkesin bu meseleleri bilmekle yükümlü olması gerekir. Bir de bu mevzuları bilmenin vacip olduğu noktasından hareket edilecek olursa “ilim” diye tabir edilen bilmenin taklitle meydana gelmeyeceği açıktır. Ayrıca avamın bilmesinin vacip olduğu savunulan aslî meselelerin delilleri gayet açık olup hiçbir kapalılığı haiz değildir. Şu halde avamı bunları bilmekle mükellef tutmak meseleyi haraç/meşakkat” dairesine sokmaz.[4]

Ez cümle, mukallidin imanı sahihtir ve akaidde tasdik ederek taklit üzere olması mümin olması için yeterlidir. Zira bedeviler Hz. Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem)’e gelip kelime-i şehadet getirdiklerinde Allah Resulü (sallallahu aleyhi ve sellem) onların Müslüman olduklarına hükmediyor ve onlardan ilk etapta bunun dışında bir şey talep etmiyordu.

Şu halde İslam’dan ilk etapta bihaber olan bir kimseden sadır olan böyle bir taklit de bir nevi ilmi gerektirmektedir.[5] Bunun aksini düşünmek İslamiyeti canı gönülden kabullenmiş ve imanı bütünüyle kalbine yerleştirmiş fakat imani meselelere dair bir bilgisi olmayan avamın da tekfirini gerektiren bir tutum olacaktır.[6] Bu noktada Maturidiler ve Eş’ariler arasındaki ihtilaf da lafzi olarak değerlendirilmiştir.[7] Doğru olan da budur. Vallahu a’lem…

ÖMER FARUK KORKMAZ
——————————-
[1]Ebu’l-berekât en-Nesefî, Şerhu’l-Umde fi Akideti ehli’s-Sünne ve’l-Cemâ’a, el-Mektebetu’l-Ezheriyye li’t-Türâs, Kahire, 2012, Baskı: I, s. 385
[2]et-Teftâzânî, Şerhu’l-Makâsıd, Daru’l-Ma’rifeti’n-Nu’maniyye,Pakistan,1981, II/264
[3]Ali el-Kârî, Dav’u’l-Me’âlî alâ Manzûmeti Bed’i’l-Emâlî, Daru’l-Beyrûtî, 2006, Baskı: I, s. 137
[4] es-Sem’ânî, Ebu’l-Muzaffer Mansur b. Muhammed, Kavâtı’u’l-Edille fi’l-Usûl, Daru’l-Kütübi’l-İlmiyye, Beyrut-Lübnan, 1999, Baskı: I, II/346 
[5] es-Sefârînî, Şemsuddin Ebu’l-Avn Muhammed b. Ahmed, Levami’u’l-Envâri’l-Behiyye, Müessesetu’l-Hâfıkîn, Dımeşk, I/269
[6] Gazzâlî, Ebu Hâmid, Faysalu’t-Tefrika, (Mecmuatu’r-Resâil zımnında) III/140 
[7]Ebu Abede, Hasan b. Abdülmuhsin, er-Ravzatu’l-Behiyye fîmâ Beyne’l-Eşâ’ireti ve’l-Mâtûrîdiyye, 1322, Baskı: I, s. 21 vd.

Post navigation

Previous: Sadece Fransa mı Kuran’dan Âyet Çıkarmak İstedi?
Next: İhvanlar.net Android Uygulaması Yayınlandı

Benzer Yazılar

Allah’a iman nasıl olmalıdır? Allah’a nasıl inanmalıyız?

Admin

Bid'at nedir? Bir şeyin bid'at sayılmasının ölçüsü nedir?

Admin

Kıbrıs Savaşında Allah dostlarının kerametini komutan anlatıyor

Admin
  • YENİ SOHBETLERİ İZLE
  • ✔ Ehli Sünnet Bölümü
  • 🌹 Delilleri ile Tasavvuf
  • ❓ Deşifre ve Reddiyeler
  • Ehli Sünnet Fetvalar
  • DUALAR
  • İslami Konular
  • İslami Kavramlar
  • Videolar
  • Resimler
  • Osmanlı ve Tarih
  • KAYNAKLARIYLA KONULU HADİSLER
  • Menkıbeler
  • Önemli Tespitler
  • Pratik Arapça
  • Sağlık ve Sünnet
  • Şifalı Bitkiler
  • İslami Rüya Tabirleri
  • Videolu Arapça Medrese Dersleri

YENİ EKLENENLER

  • Kadir Gecesi Tebrik Mesajları Resimli
  • Allah için sevmek hakkında Hadisler
  • Resimli Ramazan Bayramı Mesajı – Vefa
  • Resimli Bayram Mesajı – Dua Mesajı
  • Mahir Muaykıli Hac Suresi Dinle
  • Mahir Muaykıli Müminun Suresi Dinle
  • Mahir Muaykıli Nur Suresi Dinle
@2026 ihvanlar.net imzalı yazılardan alıntı yaparken kaynak belirtmek zorunludur. |