Skip to content
İhvanlar.net – Ehli Sünnet

İhvanlar.net – Ehli Sünnet

İSLAMİ

ihsan-senocak

Bir İbadetin Sevabını Başkasına Bağışlamak Caiz mi?

Admin
Hediye rüşvet midir, Memura hediye verilir mi? rusvet-nedir

Hediye rüşvet midir, Memura hediye verilir mi?

Boşanmak kaç talakla olur – Boşanma hükümleri nikah

Boşanmak kaç talakla olur – Boşanma hükümleri

KUR’AN

maher-muaykıli

Mahir Muaykıli Hac Suresi Dinle

Admin
Mahir Muaykıli Müminun Suresi Dinle maher-muaykıli

Mahir Muaykıli Müminun Suresi Dinle

Mahir Muaykıli Nur Suresi Dinle maher-muaykıli

Mahir Muaykıli Nur Suresi Dinle

Primary Menu
  • YAZI ARŞİVİ
  • YENİ SOHBETLERİ REKLAMSIZ İZLE
  • SİTE İÇİ ARAMA
  • İLETİŞİM

İSLAM’IN KIZI VE POST MODERN ÖRTÜNME

Admin

Paylaş:

  • WhatsApp'ta paylaş (Yeni pencerede açılır) WhatsApp
  • X'te paylaş (Yeni pencerede açılır) X
  • Facebook üzerinde paylaş (Yeni pencerede açılır) Facebook
  • Telegram'da paylaş (Yeni pencerede açılır) Telegram
  • Reddit'te paylaş (Yeni pencerede açılır) Reddit
  • Pinterest'te paylaş (Yeni pencerede açılır) Pinterest
  • Arkadaşınıza e-posta ile bağlantı gönderin (Yeni pencerede açılır) E-posta
  • Yazdır (Yeni pencerede açılır) Yazdır

Kadınların büyük acılar çekmesinin baş müsebbibi erkeklerdir. Allah’a ve Rasûlü’ne düşman olanların uydurduğu “çağdaş hayat” yalanı içinde kadının, kadınlığını istismar etmek için kaç milyon cümle kuruldu. Bu uğurda kaç senaryo yazıldı, kaç tiyatro sahneye taşındı. Namus yobazları ekranda, billboardlarda, podyumda teşhir edilen kadınlar üzerinden ne büyük servetler kazandı.

İslam Coğrafyasında İslam’a karşı yapılan bütün devrimlerde ilk olarak İslam Kadını’nın hayatına müdahale edildi. Devrim yobazları, “İslamsız bir hayat”ın önünde en büyük engel olarak Kur’an-ı Kerim’i ve İslam Kadını’nı gördüğünden davalarını, “Kur’an’ı Kapat, Kadını Aç!” sloganı üzerinden sistematize etti. Güç merkezleri, İslam Kadını’nın Müslümanca yaşama talebine  onlarca yıl baskıyla, tecritle, tehditle karşılık verdi. Tesettüre mani olmak, çağdaş devlet olmanın gereği addedildi. Öyle ki, geçen yüz yılın en büyük muzdaripleri Müslüman kadınlar oldu. İslam

Kadını’nın iman ve iradesi önünde diz çökmek zorunda kalan çevreler, Onun yoluna, “Ilımlı İslam” tuzağını kurdu; Modern hayatlar, post modern bir örtünme uydurdu, ekranlar onu servis etti ve pek çok noktada “tesettür”, “teberrüce”, “mahremiyet”, “ihtilât”a yenik düştü. Post modern örtünün mimarları, kalemlerini kılıç yaptı, yüz cümlesinden birinde “Tesettür” çağrısı yapan Müslümanlara, “Bunlar kadın düşmanı” iftirasında bulundu. Din tüccarları, vücudunun açık yeri kapalı bölgesinden daha fazla olan kadınlarla “teberrüç” ten tek kelime etmeden, “Dini Programlar” yaptı, mahremiyetin ne olduğunun anlatılmadığı ekranlarda, Allah’ın tesettür ayetlerini okuyanlara “yobaz” dendi.

Fuhşun serbest olduğu, muzahrafât kanalına dönen ekranlardan evlere her nev’i rezaletin taşındığı bir zamanda “hocalar”, iffet yobazı medyanın saldırısına uğrayan Müslümanların haline bakarak, Allah’ın ve Rasulü’nün emir buyurduğu şekilde tesettürü anlatmaktan imtina etti. İslam’ın Kızına, “Oku! Doktor ol, muallime ol, müderrise ol! Lakin bütün bunları annelik fıtratını yitirmeden ve mahremiyeti çiğnetmeden yap!” diyen bir Müslüman için, “Bu yobaz, kızların okumasına karşı” diye yazılar kaleme alan post modern örtünün mimarları, Kemalistlerin en doğruları, en yalan haber yapma sanatlarını(!) gölgede bıraktı. Modern hayatlarını, cemiyete dayatmaya memur olan kuruluşlar da arkalarına aldıkları rüzgarla, Moda tasarımcılarının teşkil ve tayin ettiği “teberrücü”, “tesettür” diye dayatttı, aksini söyleyene yüz yıllık irtica ağzıyla “Susturun bu Yobazı” diye saldırdı.

Elmalılı Hamdi Yazır’ın, Mustafa Kemal’in isteği üzerine kaleme aldığı ve Diyanet’in de ilk olarak 1939’ta bastığı, “Hak Dini Kur’an Dili” başlıklı tefsirde Müellif, -her nev’i baskıya rağmen- Cilbâb”ı, çarşaf ve ferâce olarak tercüme etti. Dileyenin dilediğini giydiği, isteyenin istediği gibi yaşadığı bir ülkede bir müslümanın tesettür ve mahremiyet ayetlerini okuyup anlatma özgürlüğü yok mudur?! Müslümanların neyi konuşup, konuşmayacağını, İslam düşmanlığı babasından, atasından tescilli olan Medyanın namus yobazları mı belirleyecek?! Onların saldırdığı mevzularda Ahkâm-ı İslamiyye çiğnense de konuşulmayacak öyle mi?!

Ne gariptir ki, Müseccel İslam düşmanları, “Tessettür ve Mahremiyet” diyen bir Müslümana saldırırken Post Modern Örtünmenin mimarlarının sözlerini referans alıyor ya da 28 Şubat sürecinde, “Mütesettire kızları Üniversiteye almayın!” diye manşet atanlar, Post Modern İslamcılarla aynı safta duruyor.

İhsan Şenocak’ın, Milletin evlatlarını MÜSLÜMANCA YAŞAMAYA çağıran, “İSLAMIN KIZINA” kitabına öfke kusan “Ödüllü İslamcıların”; Fuhşa “yasak aşk” diyen, “konsomatris” adıyla kadını meyhane simsarcısı yapan, billboardlarda teşhir eden namus ve iffet düşmanı melûn zihniyete ve FUHUŞ ALBÜMÜ (KİMİ) MEDYAYA, söyleyecek bir sözü yok mudur?!

Milletin kızlarını adalarda kızlı-erkekli yaşamaya çağıran ekranların/yarışma programlarının en yüksek reytingi aldığı bir zamanda İslam’ın kızına Allah’ın ayetlerini hatırlatmak, şehvet tüccarlarının tuzaklarına karşı onları agâh olmaya çağırmak post modern örtünmenin mimarlarını niçin rahatsız eder?! Modern ya da post modern bir hayatı yaşanmaya değer görenler gibi, “İslam’ın Kızına” kitabı ya da başka bir eser üzerinden Kur’an-ı Kerim ve Sünnet-i Seniyye ile yüzleşen Müslüman kızların, Müslümanca yaşama hakkı yok mudur?! İslam’a taalluk eden bir mevzunun doğruluğunu ya da yanlışlığını ne biz, ne post modern örtünün mimarları, ne onların memurları, ne din tüccarları, ne şu, ne de bu belirleyebilir. Din de
Allah’ın, buyruk da Allahındır.

Şu da bilinmeli ki, bir Müslüman, faizin inhitât, İslam iktisad nizamının hakikât olduğunu ya da Allah’a ve Rasulü’ne ait her hangi bir talimatı birilerine karşı veya taraftar olduğundan dolayı değil, İslam’ın emirlerini ta’lim ve tatbike memur olduğundan söyler. Memuriyetimizin sınırlarını ise Allah’ın Kitabı ve Rasulü’nün Sünnet’i çizer.

Yine her müslüman bilir ki, yaptıklarından ve yapması gerekirken yapmadıklarından, söylediklerinden ve söylemesi gerekirken söylemediklerinden inşAllah mesuldür.

Sâir bütün davalar gibi post modern örtünme dayatmasının da nihaî hükmü Mahkeme-i Kübrâ’da verilecektir.

Post navigation

Previous: Kuruluş Osman dizisinde skandal iftira
Next: Bakara 34 Meleklerin Hz. Adem’e secde etmesi ne demek?

Benzer Yazılar

Kıbrıs Savaşında Allah dostlarının kerametini komutan anlatıyor

Admin

Mustafa Kemal Adana’ya gitmiş ve yaşanan komedi

Admin

Kadınların saçlarını kestirmesi caiz mi?

Admin
  • YENİ SOHBETLERİ İZLE
  • ✔ Ehli Sünnet Bölümü
  • 🌹 Delilleri ile Tasavvuf
  • ❓ Deşifre ve Reddiyeler
  • Ehli Sünnet Fetvalar
  • DUALAR
  • İslami Konular
  • İslami Kavramlar
  • Videolar
  • Resimler
  • Osmanlı ve Tarih
  • KAYNAKLARIYLA KONULU HADİSLER
  • Menkıbeler
  • Önemli Tespitler
  • Pratik Arapça
  • Sağlık ve Sünnet
  • Şifalı Bitkiler
  • İslami Rüya Tabirleri
  • Videolu Arapça Medrese Dersleri

YENİ EKLENENLER

  • Kadir Gecesi Tebrik Mesajları Resimli
  • Allah için sevmek hakkında Hadisler
  • Resimli Ramazan Bayramı Mesajı – Vefa
  • Resimli Bayram Mesajı – Dua Mesajı
  • Mahir Muaykıli Hac Suresi Dinle
  • Mahir Muaykıli Müminun Suresi Dinle
  • Mahir Muaykıli Nur Suresi Dinle
@2026 ihvanlar.net imzalı yazılardan alıntı yaparken kaynak belirtmek zorunludur. |