Skip to content
İhvanlar.net – Ehli Sünnet

İhvanlar.net – Ehli Sünnet

İSLAMİ

ihsan-senocak

Bir İbadetin Sevabını Başkasına Bağışlamak Caiz mi?

Admin
Hediye rüşvet midir, Memura hediye verilir mi? rusvet-nedir

Hediye rüşvet midir, Memura hediye verilir mi?

Boşanmak kaç talakla olur – Boşanma hükümleri nikah

Boşanmak kaç talakla olur – Boşanma hükümleri

KUR’AN

maher-muaykıli

Mahir Muaykıli Hac Suresi Dinle

Admin
Mahir Muaykıli Müminun Suresi Dinle maher-muaykıli

Mahir Muaykıli Müminun Suresi Dinle

Mahir Muaykıli Nur Suresi Dinle maher-muaykıli

Mahir Muaykıli Nur Suresi Dinle

Primary Menu
  • YAZI ARŞİVİ
  • YENİ SOHBETLERİ REKLAMSIZ İZLE
  • SİTE İÇİ ARAMA
  • İLETİŞİM

Necip Fazıl Kısakürek’in bilinmeyen Tarikat yönü

Anlaşılan o ki üstad bazı halleri yaşıyor ve tarif ediyor.
Admin

Paylaş:

  • WhatsApp'ta paylaş (Yeni pencerede açılır) WhatsApp
  • X'te paylaş (Yeni pencerede açılır) X
  • Facebook üzerinde paylaş (Yeni pencerede açılır) Facebook
  • Telegram'da paylaş (Yeni pencerede açılır) Telegram
  • Reddit'te paylaş (Yeni pencerede açılır) Reddit
  • Pinterest'te paylaş (Yeni pencerede açılır) Pinterest
  • Arkadaşınıza e-posta ile bağlantı gönderin (Yeni pencerede açılır) E-posta
  • Yazdır (Yeni pencerede açılır) Yazdır

Hususen İslami gençliğin şiirlerine, eserlerine ve yaşantısına önem verdiği Kısakürek’in Nakşibendi tarikatına bağlı olduğu pek bilinmiyor. Tam bir mutasavvıf olan Necip Fazıl Kısakürek tasavvuf şeyhlerinden Seyyid Abdülhakim Arvasine bağlanmıştı. Bu yolun tadını ve lezzetini alanlardandı. İşte Üstad, ”O ve Ben” adlı eserinde tarikatın esaslarından olan rabıtayı ve yaşadıklarını anlatıyor:

Rabıtanın daha evvel ‘sırası gelecek’ dediğim gayesi, insanda bir kendinden geçme hali. Bu hal doğuncaya kadar, bilhassa zikirde, rabıtaya devam edilecek. Bu halin doğması huzuru işareti. Büyük huzur, tüyleri ürpertici huzur. Huzur meydana gelince de rabıta bırakılacak ve o hal üzerinde kalınacak. Yoksa gaye dururken vasıtaya bağlı kalmak gibi bir tehlike doğuyor ki, huzurun kaybolmasına yol açıyor.
 
Uçakla Kafdağının tepesindeki billur saraya konduktan sonra tayyarede kalınmaz; köşke girilir.
 
Gördünüz mü inceliği? Neredeymiş o ‘Allah ile kul arasında vasıta olmaz’ diyenler? İşte vasıtanın yeri bu noktaya kadar. Olur, ama bu noktaya kadar olur. Ve bu noktaya kadar vasıtasız hiçbir şey olmaz.
 
İrşad edicinin, heceler ve kelimeler üstünde, radyo mevceleri halinde nurunu emme ve o yoldan erme işi olan rabıta, öyle bir hayat iksiri ki, gözünüzü kapayıp da kalbinizi mürşidinize açtığınız an sizi aç bir kuzunun anne memesine yapışması gibi bir halet sarıyor. O zaman kafanızda bütün lambaları söndürüyor ve ne ilim, ne fikir hiçbir şey bırakmıyorsunuz. Tam cehle, yüzde yüz bilgisizliğe çıkıyorsunuz. Marifet burada işte!…
 
Ve her şeyin oradan geldiğini, o nur memesinden ağzınıza ve yüzünüze döküldüğünü görüyorsunuz. O memeye kurutacak kadar asılmayı bilirseniz ne mutlu size! O meme kurumaz; bütün insanlığı Ağustos sıcağında büyük sahrada toplasanız da hepsini birden tek mürşide rabıta ettirseniz yine kurumaz.
 
Benimse rabıtam sadece şekilde, cesette kalan bir taklit, özenti olmasına rağmen birdenbire yakıcı bir tecelliye kavuştum. Binbir günah, rezalet ve gaflet içinde yuvarlanarak kıldığım namazların kaadelerinde, yani ikişer rekât sonlarındaki oturma yerlerinde ‘Et tahiyyatü’ okurken içime anlatılmaz, ifadeye sığmaz bir baygınlık, tutulma, cezp edilme hissi çökmeğe başladı. Hayır, başka yerlerde değil, yalnız orada ‘Et tahiyyatü’ de… Ve müthişlerin müthişi: Dizlerimiz üstündeki parmaklarımı, kaba ve şekilsiz parmaklarımı, Efendimin ince ve uzun vezinli ve soylu parmakları şeklinde görür gibi olmaya başladım. Parmaklarımın rengini bile değiştiriyor, esmerleşiyordu.

BANKADAN AYRILIŞ

Necip Fazıl Kısakürek aynı eserinde yıllarını vererek çalıştığı bankadan nasıl ayrıldığını da anlatıyor:
 
O devirde beş yüz liradan fazla aylık aldığım bankadan bir yıldır istifa etmiş bulunuyorum.
 
1938 yılında bir gün, bankanın Ankara’daki Umumi müdürlük binasındaki odamda aşağı yukarı dolaşırken şöyle demiştim kendime:

Ne olacak senin halin böyle? Dolap beygiri gibi, yok müfettiş, yok müdür diye dolanıp duracak mısın? Efendi Hazretleri gibi bir kurtarıcıya kavuşturdu seni Allah… Çık bu hesap makinesinin, seksek oyununun içinden; içtimai meşruiyetin neyse ona atıl ve ne olacaksan olmaya bak! Batında olmazken hiç olmazsa zahirde bir şey olmaya çalış! Davanın, cemiyet planına bağlı sözcüsü, fikircisi, aksiyoncusu.


Ve bir hamlede on yıllık emeğim bulunan bankadan istifa etmiş. İstanbul’da bir akşam gazetesinin birinci sayfasında bir fıkra yeri almış, birde yüksek tahsil kademesinde bir hocalık bulmuştum. İki yerden aylığım, bankadakinin ancak yarısını buluyordu ama ne çıkar? Asıllarda başlayan içtimai memuriyetimin eşiğine ayak basmıştım ya…

www.ihvanlar.net

Post navigation

Previous: Mürid Nedir? Mürid ile Murad arasındaki fark nedir?
Next: İmam-ı Muhammed Gazali Hazretleri

Benzer Yazılar

"Kabir Ehlinden Yardım İsteyiniz" Hadis midir? Uydurma mıdır?

Admin

Kıbrıs Savaşında Allah dostlarının kerametini komutan anlatıyor

Admin

Mustafa Kemal Adana’ya gitmiş ve yaşanan komedi

Admin
  • YENİ SOHBETLERİ İZLE
  • ✔ Ehli Sünnet Bölümü
  • 🌹 Delilleri ile Tasavvuf
  • ❓ Deşifre ve Reddiyeler
  • Ehli Sünnet Fetvalar
  • DUALAR
  • İslami Konular
  • İslami Kavramlar
  • Videolar
  • Resimler
  • Osmanlı ve Tarih
  • KAYNAKLARIYLA KONULU HADİSLER
  • Menkıbeler
  • Önemli Tespitler
  • Pratik Arapça
  • Sağlık ve Sünnet
  • Şifalı Bitkiler
  • İslami Rüya Tabirleri
  • Videolu Arapça Medrese Dersleri

YENİ EKLENENLER

  • Elinin emeği ile geçinmek hakkında Hadisler
  • Kadir Gecesi Tebrik Mesajları Resimli
  • Allah için sevmek hakkında Hadisler
  • Resimli Ramazan Bayramı Mesajı – Vefa
  • Resimli Bayram Mesajı – Dua Mesajı
  • Mahir Muaykıli Hac Suresi Dinle
  • Mahir Muaykıli Müminun Suresi Dinle
@2026 ihvanlar.net imzalı yazılardan alıntı yaparken kaynak belirtmek zorunludur. |