BAYRAM HOCA DAVASINDA ŞOK ÜSTÜNE ŞOK

   Geçtiğimiz sene özel yetkili cumhuriyet savcılarına devredilen Bayram Ali Öztürk Hocaefendi cinayeti dosyasında iki klasörün kaybolduğu, savcının dava ile hiç ilgilenmediği ortaya çıktı. Savcı: “Olay Fatih Camiinde mi oldu”

HABER – YENİ AKİT

   Akit’e konuşan Bayram Ali Öztürk Hocaefendi’nin oğlu Mahmut Öztürk, “Babamın dosyasını savcılıktan talep ettik ve aldık. Sıralamada 1 ve 6 numaralı dosyalar yok… Dosyanın orjinalini de gördüm, söz konusu dosyalar yok. Savcı Bey’e söyledim, ‘Sayın Savcım, 1. ve 6. dosya neden yok?’ dedim. Tuhaf… Savcılıktan istenen soruşturma dosyasında 1 ve 6 nolu dosya yok” dedi.

   Beşiktaş Adliyesi’nde soruşturmayı yürüten özel yetkili savcı ile görüştüğünde savcının kendisine yoğun olduğunu, dosyaya bakamadığını, gelişme olmadığını söylediğini anlatan Mahmut Öztürk, “Savcı bana, ‘Olay Fatih Camii’nde mi oldu?” diye sordu. Bu soru bende hayal kırıklığı oluşturdu. Dosyanın hiç araştırılmadığını, incelenmediğini anlamış oldum. Babam İsmailağa Camii’nde şehid edilmişti” diye konuştu.

“SAVCILIK BU OLAYLARI ARAŞTIRMALI”
Mahmut Öztürk, babasına yönelik cinayet soruşturmasında büyük ihmalin olduğunu hatırlatarak, “Balyoz Darbe Planı davasının delil klasörlerinde sanıkların İsmailağa cemaatine sızmak için askerî personel belirlediğine yönelik belgeler yer alıyor. Amirallere Suikast ve Kafes Eylem Planı davalarıyla birleşen Poyrazköy davasının delil klasörlerinde ‘Cami cinayetlerinde tecrübeli’ bilgi notu çıktı. Bu kişinin isim ve soyismi açıkça yazılı… Balyoz Darbe Planı’nda hedef alınan camiler arasında İsmailağa bulunuyor. Belgelerde ismi geçen kişilerin ifadeleri alınmalı, bu dosyayla ilintilenmeli ve araştırılmalı… Savcılık bu olayları araştırmalı…” şeklinde konuştu.

“BU AYIP BAŞTA BİZLER OLMAK ÜZERE MÜSLÜMANLARA YETER DE ARTAR BİLE…”
Mahmut Öztürk, “Allah için ömrünü Peygamberimiz (s.a.v.) gibi yaşayıp, ömrünü tıpkı Hz. Ömer gibi şehid olarak bitirmiş insanı, yüzde 99’u Müslüman olan ülkede savunan, onu katledenlerin bulunmasını isteyen tek kişi, olayın itirafçısı Erol Ölmez olmuştur. Elbette vatan, namus ve din için şehidler olmuştur ve olacaktır ancak bu kadar kutsal bir şehadeti savunacak babayiğit 73 milyondan çıkmamıştır. Ayıp bir şeymiş gibi küçümsenmiş ve unutulup bir kenara atılmıştır. Bu ayıp başta bizler olmak üzere Müslümanlara yeter de artar bile…” dedi.

ÖLMEZ KONUŞTU, DOSYA SAVCILIKTA!
Ergenekon sanığı Erol Ölmez, 10-11 Şubat 2011 tarihinde Akit’e yaptığı açıklamalarda; Balat’ta bulunan Patrikhane’nin Çarşamba’daki İsmailağa cemaatinden rahatsız olduğunu, cemaatin yok edilmesi için Ergenekon’a müracaat ettiğini, Bayram Ali Öztürk ve Hızır Ali Muratoğlu’nun bu talep doğrultusunda öldürüldüğünü söyledi.

   Soruşturmaya bakan Fatih Cumhuriyet Başsavcıvekili Mustafa Alıcıoğlu, söz konusu röportajın ardından İsmailağa Camii’nin yakınında bulunan esnafın tanık sıfatıyla ifadesini aldı ve tanıkların ifadesinin ardından dosyayı Beşiktaş’ta bulunan özel yetkili cumhuriyet savcılarına devretti.

   Fatih Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 2006 yılından 2011 yılına kadar 2006/20.669 sayılı dosya numarasıyla yürütülen soruşturmanın, Ergenekon sanığı Erol Ölmez’in gazetemize yaptığı açıklamaların ardından 2011/4112 sayılı dosya numarasıyla ayrılmasına karar verildi.

SAVCI SALİM DURAN’A DEVREDİLDİ
Bayram Ali Öztürk cinayeti soruşturması; 2011/431 sayılı dosya numarasıyla Özel Yetkili Cumhuriyet Savcısı Süleyman Pehlivan’a devredildi. Cumhuriyet Savcısı Süleyman Pehlivan’ın Yargıtay üyeliğine seçilmesinin ardından soruşturma dosyası, Ergenekon soruşturmasına bakan Özel Yetkili Cumhuriyet Savcısı Cihan Kansız’a devredildi. Soruşturma Cihan Kansız’dan da, Özel Yetkili Cumhuriyet Savcısı Salim Duran’a devredildi.

   Savcı Cihan Kansız, Erol Ölmez’in açıklamalarının ardından harekete geçmiş, Kansız’ın talimatıyla; Ergenekon Terör Örgütü davasında 22 ay tutuklu kaldıktan sonra tahliye edilen Erol Ölmez’in “birinci dereceden Şüpheli” sıfatıyla ifadesi alınmıştı. Erol Ölmez, 2 Mayıs 2011 tarihinde İstanbul Emniyet Müdürlüğü Terörlü Mücadele Şubesi’nde 4 saat 10 dakika sorgulanmıştı.

4 YILDA 3 SAVCI DEĞİŞTİ, KATİLİN TELEFON KAYITLARI İNCELENMEDİ
Cinayet ile ilgili soruşturmayı yürüten savcılığa teknik takip kayıtlarının ve belgelerin eksik iletildiği ortaya çıkmıştı. 3 savcı değişen soruşturmada, Bayram Ali Öztürk’ü katleden Mustafa Erdal’ın, cinayet öncesi kimlerle konuştuğu ve kimlerden emir aldığına yönelik telefon kayıtları incelenmedi. Cinayetin işlendiği İsmailağa Camii’nin çevresindeki dükkan ve Çarşamba Karakolu’nun güvenlik kamera kayıtlarına el konulmadı. Katil Mustafa Erdal’ın eşinin dahi ifadesi alınmadı.

PATRİKHANE Mİ EL KOYDU?
    Bütün bu gelişmelere bakarak İsmailağa Cemaati olarak soruyoruz: “Bu cinayetin aydınlanmamasını Patrikhane mi istiyor? Bir Ermeni ölünce ayağa kalkan Türk medyası neden sessiz? Hani yeri gelince fırtınalar koparttığınız insan hakları? Bu çifte standart niye?

PAYLAŞ