BAŞÖRTÜSÜ OLİMPİYATLARA GİRDİ AMA ZAFER KAFİRLERİN

   Malumunuz Londra’da Olimpiyatlar yapılıyor. Dünya ülkeleri çeşitli spor dallarında yarışıyor. Bu ülkelerin arasında olmazsa olmaz “Müslüman ülkeleri de” mevcut. Bu Müslüman ülkeleri temsil eden sporcuların arasında kadınlarda mevcut.

   Koşan, atlayan, zıplayan kadın sporcular Müslüman oldukları için başları kapalı olarak çıkıyorlar meydana. Çünkü Müslümanlar ve dinlerinin emri gereği başlarını örtüyorlar. Eğer başlarının açılmaları istense orada durmayacaklar ve olimpiyatlardan ayrılacaklar…

   Sanki Allahu Teala sadece “saçnızı göstermeyin” emri vermiş gibi! Onca insanın önüne çıkmanın nasıl bir mazereti var? Ülkeyi temsil etmek için din, haya, ar, namus hiçe sayılabilir mi?

NE HALE GETİLDİĞİMİZİN BİR GÖSTERGESİ
   Biz bazı şeyleri gündeme getirince “radikal” olmakla itham ediliyoruz. Ancak biz “radikal” değiliz dünya lightlaşmış.. Dünya sulandırılmış, islamın içi boşaltılmış…

   Bir zamanlar üniversiteye alınmayan başörtülüleri hepimiz gördük. Onların başörtüsü ve tesettürü çarşaf gibiydi. Onları karşısında gören insan mücahide bir bayan olduğunu anlıyordu. Şuur vardı. Üniversitede bir kişinin daha hidayeti için çalışıyorlardı. son 10 yılda çok şey değişti. Şimdi ise kapalı olduğunu zannedenler açık gezenler ile celbedicilik hususunda yarışıyorlar ve şuur olmadığı için tebliğ gibi bir şey kalmadı. Bu nedenle Üniversiteye girişlerine müsaade ediliyor.

   Demek ki biz “radikal” değiliz ortam bozulmuş. Yani biz olması gerekeni söylüyoruz da siz olana göre yorumluyorsunuz.

   Allah-u Teala kadınların sadece başını değil, bütün bedenini örtmesini emir buyuruyor. Ve tesettür İslam alimleri tarafından şöyle açıklanıyor: “Giydiği şey ince olup içini göstermeyecek, dar olup vücut hatlarını belli etmeyecek”

   Bakın bakalım bu tarife uyan bir tesettür şekli var mı?

   Öyle bir oyun oynanmış ki bütün İslam âlemine tesettürü bir başörtüsünden ibaret görmeye başlamışız ve kadınların bu halini yadırgamıyoruz bile. Hatta olimpiyatlara böyle katıldığımız için gurur duyuyoruz. Hani başörtüsünü Olimpiyata soktuk ya! Sanki kâfirlere karşı zafer kazanmışız, küfür büyük bir darbe almış gibi.

   Asıl zaferi kim kazandı?

   Türkiye’nin Avrupa’daki ilk güzellik yarışmasına gönderdiği Türk kızını birinci seçen heyetin başkanının yaptığı konuşmayı hatırlayalım:
   “Sayın jüri üyeleri, bu gün Avrupa’nın, Hrıstiyanlığının zaferini kutluyoruz.1400 senedir dünya üzerinde hâkimiyetini sürdüren islamiyet artık bitmiştir.
   Onu Avrupa bitirmiştir. Bir zamanlar sokağı bile peçesi arkasından seyredebilen müslüman kadınların temsilcisi Türk güzeli Keriman Halis mayo ile aramızdadır. Bu kızı zaferimizin tacı ilan edeceğiz. Onu kraliçe seçeceğiz. Ondan daha güzeli varmış yokmuş, bu önemli değil, bu sene güzellik kraliçesi seçmiyoruz. Bu sene islamı yenmenin zeferini kutluyoruz. Avrupa’nın zaferini kutluyoruz.
Bir zamanlar Fransa’da oynanan dansa müdahalede bulunan Kanuni Sultan Süleyman’ın torunu işte mayo ve sutyen ile önümüzdedir. Kendini bizlere beğendirmeye çalışmaktadır. Biz de bize uyan bu kızı beğendik. Müslümanların geleceğinin böyle olması dileğiyle. Türk güzelini dünya güzeli olarak seçiyoruz, fakat kadehlerimizi Avrupa’nın zaferi için kaldıracağız.”

   Kâfirler, dünya Müslümanlarının bu haline bakıp memnun oluyorlar ve şerefine kadeh kaldırıyorlardır.

   En önemli husus ise biz Müslümanların bunu normal karşılaması ve tepki vermemesi…

   Bütün Müslüman Hanım kardeşlerimize yalvarıyoruz; Allahu Teâlâ tesettürü süsünüzü örtün diye emretti. Gelin, Allah’u Teâlâ nasıl emretti ise o şekilde kapanın, süsünüzü erkeğinize saklayın. Hem şeytanı, hem küffarı sevindirmeyin…

www.ismailaga.info

PAYLAŞ