İslam'da kadının şahitliği neden iki kadınla kabul ediliyor?

   Allahu Teala yazışmalarda şayet şahit kadın olacaksa “iki kadın” olmasını emretmiştir. Bu gün bazı ilahiyatçı geçinen reformistler “o zaman kadınlar okuma yazma bilmiyorlardı, şimdi okuma yazma biliyorlar vs.” diyerek bu gün kadınların tek başına şahit olarak kabul edilebileceğini söylüyorlar.
   Halbuki şahitliğin okuma ve yazmayla alakası yoktur. Bazen akıl ile, bazen hisler ile, bazen korku ile alakası vardır.
   Bazıları da bunun kadını aşağılamak olduğunu söylüyor. Halbuki İslam bu konuda kadını korumuştur.
   Hakk Dinin Batıl Yorumlarına Cevaplar adlı eserde bu iddialara şöyle cevap verilmiş:
İslam’da iki erkek veya bir erkekle iki kadının şahitlikleri geçerlidir. Çünkü asıl olan kadının şahitliğinin kabulüdür.
Allah u Teala Kur’an-ı Kerim’de: “…erkeklerinizden iki şahit getirin; eğer iki erkek şahid olmazsa şahitliklerine razı olduğunuz bir erkek ve iki kadın şahidlik eder, eğer ikisinden biri yanılırsa, diğeri (diğer kadın) ona hatırlatır. (Bakara 282) buyuruyor.
Kadınların şahitliklerinin erkeğin yarısı kabul edilmesinin hikmetlerinden bazıları, kadında daha baskın olan duygusallığın bazen aklı örtmesi ve hayatlarının daha çok dışarıda değil evde geçmesi bir de çokça dışarıya çıkmalarının önüne geçmek içindir. İki cins arasındaki vazife taksimi bunu gerektirir. Yoksa, İslam’a düşman olanların zannettiği gibi ayrımcılık ve değersizleştirme sebebiyle değildir.
Kadının heyecanını ve duygusallığını daha da arttıran hadiselere şahit olması durumunda kendisine yardımcı vererek manevi büyük mesuliyetler altında kalmaktan kurtarması; hem kadım, hem adalet, hem de toplum açısından ne büyük rahmettir.
Zinada ise ancak dört şahidin şahitliği muteberdir. Zira Allah (Celle Celaluhu) şöyle buyuruyor: “Kadınlarınızdan fuhuş yapanın aleyhine sizden dört şahit talep edin.” (Nisa 15) Üç erkekle beraber iki kadının bile şahitliğinin kabulü caiz değildir, Kur’an ve sünnete muhaliftir.
Kadınların alime olmalarına, fetva vermelerine bir mani yoktur. Ancak fetva vermek ve hüküm vermek yani hâkim olmak tamamen farklı şeylerdir.
Kadın ravilerden hadis rivyaet edilebilir. Kadınlık, adalete bir eksiklik getirmez. Kadınlara Cuma ve bayram namazı farz olmadığı gibi cihad da farz değildir. Genel seferberlik olması bundan müstesnadır.
www.ihvanlar.net

PAYLAŞ