Pazarlık etmek sünnet mi? Sünneti bahane edenler dikkat!

بسم الله الرحمن الرحيم

Allah’a hamd, rasülüne salat ve selamdan sonra…

Giriş
Halk arasında “pazarlık sünnettir” diye bir söz dolaşmaktadır. Bu yazımızda inşallah bu sözün ilmî açıdan ne ifade ettiğini ele almaya çalışacağız.

İlk olarak şunu söyleyelim ki bu konu, bazılarının anladığı gibi “pazarlık olmazsa alışveriş makbul olmaz”, “illa pazarlık yapmalıyız” manasında değildir. Hatta bazı kimselerin aşırıya kaçıp “sünnet” kelimesinin kutsiyetini kullanarak satıcıyı, fiyatta indirim yapmaya zorlayıp, yapmadığı takdirde ise peygambere muhalefet ediyormuş gibi bir muamelede bulunmak manasında hiç değildir.

Bilakis alışverişte asıl olan hoşgörü ve müsamahalı davranmaktır. Nitekim peygamber Efendimiz (sallallahu teala aleyhi ve sellem):

رَحِمَ اللَّهُ رَجُلًا سَمْحًا، إِذَا بَاعَ، وَإِذَا اشْتَرَى

“Allah satarken ve satın alırken hoşgörülü davrananlara merhamet etsin” diye duada bulunmuşlardır.[1]

Kullanım Açısından Sünnet Kelimesi
Sünnet kelimesinin kullanımı açısından ikiye ayırabiliriz:

Efendimiz (sallallahü teala aleyhi ve sellem)’den sâdır olmuş sâbit söz, fiil ve takrirler.
Bu manaya göre pazarlık, Câbir (radıyallahü anh) ile Efendimiz (sallallahü teala aleyhi ve sellem) arasında geçen bir kıssada şöyle gerçekleşmiştir: Efendimiz (sallallahü teala aleyhi ve sellem), Câbir (radıyallahü anh) ile Medine’ye giderken ondan devesini satmasını istemiş ve pazarlık yapmıştır.[2]

Kıssanın devamında Câbir (radıyallahü anh), babasının vefat etmesi ve onun da küçük kız kardeşlerine bakması sebebiyle Efendimiz (sallallahü teala aleyhi ve sellem)

«أَتُرَانِي مَاكَسْتُكَ لِآخُذَ جَمَلَكَ، خُذْ جَمَلَكَ وَدَرَاهِمَكَ فَهُوَ لَكَ»

“Deveni almak için mi pazarlık yaptığımı zannettin? Deveni ve paranı geri al, onlar senindir” diyerek aldığını fazlasıyla geri hibe etmiştir.[3]

Fukâhanın kullandığı “sünnet” ise Efendimizin (sallallahü teala aleyhi ve sellem) çok defa yaptığı sabit olan fiiller manasındadır.
Bu manaya göre pazarlık için sünnet demek pek yerinde olmayacaktır. Zira bu fiil, Efendimizden bir iki rivayetin dışında sabit olmamıştır.

Hulasa: İlk manaya göre “pazarlık yapmak sünnettir” desek bile bu, bazılarının zannettiği gibi sakal bırakmak veya misvak kullanmak gibi Efendimizin (sallallahü teala aleyhi ve sellem) sürekli üzerinde durduğu fiillerden değildir. Belki insanlara alışverişlerinde aldanmamaları için caiz olduğunu gösterme amacıyla bir iki defa yaptığı bir ameldir.[4]

[1] Buharî, Sahih, no: 2076.

[2] Buharî, Sahih, no: 2097.

[3] Müslim, Sahih, no: 715.

[4] Diğer bir hâdise ise şöyledir: Efendimiz (sallallahü teala aleyhi ve sellem) bir sahabîden elbise alıyorlar ve pazarlık yapıp daha sonrasında (Câbir hadisinde olduğu gibi) satıcının istediği paradan daha fazlasını verip oradan ayrılıyorlar. Bkz. Ebu Dâvûd, Sünen, no: 3336.

İşte iki hâdisede de pazarlık yapılmış ama ilk hâdisede para ve mal geri hibe edilmiş, ikinci hadisede ise para, satıcının istediğinden fazlası ile ödenmiştir.

İsmailağa Telif birimi

PAYLAŞ