ŞER YUVASI ÜNİVERSİTELER!

 

Üniversiteler Türkiye’nin en büyük sorunlarından biri haline gelmiştir. Bilim değil şer yuvaları olmuştur adeta. Gençlerin gayri meşru ilişkiye girdikleri üniversiteler ‘şehvet okulu’ tabirine layık görülecek derecededir. Üniversiteler yetiştirdiği bilim adamları ile değil ‘terörist’ leri ile meşhur olmaya başlamıştır.

Her türlü ahlaksızlık ve gayri meşru ilişkilerin yaşanabildiği, kimi zaman insan değil canavar yetiştiren bu okullar ve üniversite gençleri, geliştirdikleri bir alet veya bir icat ile değil silahlı-sopalı kavgalar ile gündeme gelmektedirler.

Haberlere göre Muğla Üniversitesi (MÜ)’nde iki öğrenci grubu arasında kavga çıktı. Bir öğrencinin vurularak ağır yaralandığı kavgadan sonra başlayan olaylarda ise biri polise ait iki otomobil, iki işyeri ve MHP Muğla İl Başkanlığı binasına zarar verildi.

Gelinen son nokta! Yetişen gençlik işte bu!
Üniversiteye giden kızlarımız şehvetperestlerin, gençlerimiz de illegal örgütlerin kucağına düşmektedir.

ÜNİVERSİTELİ TERÖRİST
Bazı yakalanan veya teslim olan teröristlerin üniversiteli olması da dikkatlerden kaçmamaktadır. İşte o teröristlerden bazıları;

Galatasaray Lisesi’nden burslu;
İstanbul Emniyet Müdürlüğü, Abdullah Öcalan’ın 1999’da Kenya’da yakalanarak Türkiye’ye getirilişinin yıldönümü nedeniyle korsan gösteri düzenleneceği bilgisine ulaştı. Kâğıthane’de bir marketin kundaklanacağı istihbaratını alan polis, operasyon hazırlığı yaptı. Akşam saatlerinde yüzleri maskeli 40-50 kişilik grup polisin önlem aldığı markete saldırdı. Ancak eylemciler, karşılarında polisi görünce işyerinin bulunduğu kaldırım ve sokağa molotof kokteyli atarak kaçtı. Yaşanan kovalamaca sonucu göstericilerden biri ara sokaklarda yakalanarak Terörle Mücadele Şubesi’ne getirildi. Yapılan incelemede, gözaltına alınan Cihan K.’nin Galatasaray Üniversitesi’nde burslu öğrenci olduğu ortaya çıktı.
Cihan K.’nin üniversitenin hazırlık sınıfında okuduğu ve geçen yıl düzenlenen ÖSS sınavında Türkiye genelinde 700’üncü olduğu belirtildi. Poliste ifade vermeyen zanlı, ‘terör örgütü adına eyleme katılmak’ suçundan tutuklanarak cezaevine gönderildi.

Üniversiteli terörist kız;
1997 yılında Çanakkale’de üniversite 1. sınıf öğrencisiyken tanıştığı O.Y. ile aşk yaşadığını ifade eden Ö.A. şöyle dedi:
”Sevdiğim genç, YÖK aleyhine yapılan bir gösteriye katıldığı gerekçesiyle okuldan uzaklaştırıldı. Bana, ‘Birlikte yurt dışına çıkalım ve orada yaşayalım’ dedi. Benim de okulla ilgili sorunlarım vardı. Pasaport çıkararak birlikte Romanya’ya gittik. O.Y., orada beni daha sonra örgüt evi olduğunu öğrendiğim bir yere bırakarak, ‘Ben Yunanistan’a gidiyorum. Seni de oraya aldıracağım’ diyerek ülkeden ayrıldı.

Burada yaklaşık 3 ay kaldım. Bu şekilde istemeyerek örgüte katıldım. Bu evde benimle birlikte 3 kişi daha kalıyordu. Örgüt, soyadını bilmediğim ‘Hüseyin’ adlı bir örgüt üyesinin AIDS hastalığına yakalandığını öğrendi. AIDS’li olduğu öğrenilen örgüt üyesi, infaz edildi. Daha sonra, örgüt üyeleri tarafından Romanya’dan alınarak Yunanistan’a götürüldüm.

Atina’nın 1 kilometre uzağındaki örgüte ait bir kampa götürülerek burada kalmaya başladım. Sevdiğim genci Romanya’dan ayrıldıktan sonra bir daha hiç görmedim. Yunanistan’daki kampta bize sık sık, ‘Buradan kaçanlar, idamla cezalandırılır’ deniliyordu. Bu kampta yaklaşık 1 yıl kaldım. Bu kamptan kaçmaya çalışan 2 Türk kızı da, orada örgüt tarafından kurulan mahkemede idamla yargılandı. Daha sonra kamptan çıkartılarak götürüldü. Onlara daha sonra ne olduğunu bilmiyorum. Atina’dan sahte pasaportla Kıbrıs Rum kesimi üzerinden Suriye’nin başkenti Şam’a götürüldüm. Orada 2 yıl kaldım. Sık sık yer değiştiriyorduk. Burada bana Kürtçeyi öğrettiler. Sonra beni Irak’a götürdüler”.
Getirildiği Irak’ta terör örgütüne ait kamplarda siyasi eğitim aldığını kaydeden Ö.A., önce Mahmur Kampı’nda, ardından da Kandil Dağı’ndaki kamplarda 1 yıl siyasi eğitim aldığını anlattı.

Kadın Teröristler Üniversiteli Çıktı
Ordu’da 7 Nisan Cuma günü Yenimahalle Camii’nde düzeneğini kurmaya çalıştıkları bombanın patlaması sonucu ölen kadın teröristin TKP/ML- TİKKO örgütü üyesi ‘Berivan’ kod adlı 33 yaşındaki Dilek Polat olduğu anlaşıldı.
Polat’ın İzmir 9 Eylül Üniversitesi Eğitim Fakültesi 4’üncü sınıf öğrencisiyken örgüte katıldığı belirlendi. Polat’ın cenazesi yakınları tarafından teslim alındı ve toprağa verilmek üzere İstanbul’a götürüldü. Patlamada yaralanan ve tedavisinin ardından tutuklanan Deniz Tepeli’nin de Gazi Üniversitesi Kastamonu Eğitim Fakültesi öğrencisi olduğu belirlendi.

Bunlar sadece bir kaçı. Arşivler taranacak olsa yüzlerce aynı haberlerden bulabiliriz. Çünkü Allah’ı inkâr eden bir kurumdan insan yetişmez. Yetişende ailesinden aldığı dini eğitimi muhafaza edenlerdir. Efendi Hazretlerimiz üniversitelilerin durumunu şöyle anlatıyor:

Bir genç ziyaretimize gelmişti, baktım üniversiteye sövüyor va diyor ki: “Uzun yıllarımı o okullarda geçirdim. Sonunda diplomamı aldım ve yüksek mevki sahip oldum. Lakin sonradan öğrendim ki, Allah-u Teala beni kendisine ibadet etmek için yarattı, ben ise nasıl ibadet edeceğimi dahi bilmiyorum. Bana Allah-u Teala’dan, Resulünden, İslam dininden hiç bahsedilmedi, o kadar senelerim boşa gitti.” dedi.
Ben de ona: “Oğlum! Gel medreselerimizde oku” dedim. Bana ne desin: “Hoca Efendi! Bunca senedir okumaktan akıl mı kaldı? Ancak sövebiliyorum.” Eğer eksiklerini telafi etmez, o halde ölürse asıl ahirette sövecek.
PAYLAŞ