Okul Müfredatında sinsi DİYALOG TUZAĞI!

Müfredatta sinsi tuzaklar!TÜRKİYE “Kızlı-erkekli” ortak apart ve öğrenci evlerini, “Dindar Gençlik Yetiştirmeyi” hararetli bir gündemle tartışırken ‘Din Kültürü ve Ahlak Dersi’ kitaplarında yer alan bilgiler genç beyinleri zehirlemeye devam ediyor. Eğitim çağındaki 14 milyon gence okutulan müfredatta yer alan bilgiler gençlere “Hak Din İslam” yerine, “Sen orda dinlerin hepsini öğren hangisi hoşuna gidiyorsa onu seç, beğen ve ona göre yaklaş” dayatmasında bulunuyor.

Din Tercihini Çocuğa Bırakmak, Fıtrata Aykırı

SAADET Partisi Genel Sekreteri Tacettin Çetinkaya, sinsi tuzaklar taşıyan müfredatın mutlaka düzeltilmesi gerektiğini belirterek, ilk üç yıldaki derslerde “İslam” kavramının olmadığını, 7. Sınıfta “İslam Düşüncesi” kavramının, 8.sınıfta ise alfabetik sırayla “Budizm, Hristiyanlık, Hinduizm, İslam, Yahudilik kavramlarının öğretildiğini ifade etti. Aynı zamanda eğitici olan  Çetinkaya, müfredatta ve kitaplarda hiç geçmeyen kavramları ise şöyle sıraladı: “Cennet, cehennem, cihat, Hak din, Batıl dinler, haram, helal, iyiliği hâkim kılmak, kötülüğü ortadan kaldırmak,  mümin, münafık, kafir, sırat, şirk, tebliğ, zikir…”

İŞTE Gençliği bekleyen tuzaklar

-Bilgilerin günümüzün ihtiyacını karşılamadığı ve İslam’da reform ihtiyacı varmış gibi algı oluşturmak.

-Dinler arası diyaloga kapı açmak.

-İslamı’n temel kavramlarını yok sayarak hafif İslam anlayışını yaymak.

-10-18 Yaş grubu arasındaki öğrencilerden dinlere objektif yaklaşmalarını ve din tercihlerini buna göre yapmalarını istemek.

-Din tercihini çocuğa bırakarak fıtratı bozmak.

Türkiye bir taraftan “kızlı-erkekli” ortak apart ve öğrenci evlerini, “Dindar Gençlik Yetiştirmeyi” hararetli bir gündemle tartışıyor. Öte yandansa eğitim çağındaki okula giden 14 milyon gencine verdiği müfredatla “Hak Din İslam” yerine, “Sen orda dinlerin hepsini öğren hangisi hoşuna gidiyorsa onu seç, beğen ve ona göre yaklaş” mantığıyla Din Kültürü ve Ahlak Dersi veriyor. Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik döneminde, Talim ve Terbiye Kurulu Başkanlığı’nın İlköğretim Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Dersi (4, 5, 6, 7 ve 8. Sınıflar) için 410 Sayı ve 18.12.2006 tarihinde kabul edilen ve sonraki eğitim döneminde uygulanmaya başlanan müfredat adeta sinsi tuzaklarla dolu. Hıristiyan ülkelerde aileler kendi çocuklarına Hıristiyanlık Dersi, Yahudi aileler ise Yahudilik Dersi diye dinlerini ders olarak öğretirken, maalesef Türkiye’de İslam bir din olarak değil de, düşünce tarzı olarak ele alınıyor. Felsefi bir akım gibi. Eğitim uzmanlarına göre müfredat, “Doğrunun tek olmadığı düşüncesini” de işleyerek, Dinler arası diyaloga kapı açıyor. Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi dersinin müfredatının amaç bölümü ise, “Öğrencilerin din ve ahlâk hakkında objektif bilgi sahibi olmaları. Kendilerine sunulan alternatifleri inceleyerek bir karara varmalarını” hedefliyor.

AB bizden istiyor, kendisi yapmıyor!

Söz konusu müfredatın AKP İktidarında hazırlanmış olmasını, Avrupa Birliği müktesebatının istemesine bağlayan Saadet Genel Sekreteri Tacettin Çetinkaya, “2013 Avrupa Birliği İlerleme Raporunda, ‘Yeni din kitapları diğer dinler hakkında daha fazla kapsayıcı olmuştur’ diye övüyor. AB, bizden bunu istiyor ama kendisi yapmıyor. Biz yapınca bundan övgüyle bahsediyor. Batıda Hristiyanlık, Yahudilik dersi diye geçer” dedi. Çetinkaya MEB’in bu noktada yapması gerekenleri şöyle ifade etti: “Bizim din dersinin isminin değişmesi lazım. Çünkü bu, Anayasaya da uygun değil. Anayasa her vatandaşa kendi dinini öğretmekle mükelleftir diyor. İkincisi bu dersin müfredatı, İslam dersi müfredatına göre değiştirilmelidir. Üçüncüsü İslam’ın bütün kavramları öğretilmelidir.”

Hıdrellez’in dinle ne ilgisi var?

“Din Kültürü dersinde okutulan Hıdrellez kavramının dinle ne ilgisi var. Ahlâk ama hangi ahlâk. Buradaki tuzaklar, İslam’ı Hak Din olarak bütün bir şekilde değil de, bir düşünce tarzı olarak göstermesidir” diyen  Eğitimci Tacettin Çetinkaya, Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Dersi müfredatına yerleştirilen tuzaklara dikkat çekti.

İşte müfredattaki sinsi tuzaklar!

Bilgilerin günümüzün ihtiyacını karşılamadığı ve İslam’da reform ihtiyacı varmış gibi algı oluşturmak.

Dinler arası diyaloga kapı açmak.

İslamı’n temel kavramlarını yok sayarak hafif İslam anlayışını yaymak.

10-18 Yaş grubu arasındaki öğrencilerden dinlere objektif yaklaşmalarını ve din tercihlerini buna göre yapmalarını istemek.

Din tercihini çocuğa bırakarak fıtratı bozmak.

Cihat-cennet-cehennem, helal haram bilinsin!

Müfredatın Genel Amaçlar Bölümünün 2. Maddesinde, “Öğrencilerin, özellikle inanç ve hayat konusundaki tercihlerini özgür olarak yapabilmeleri din öğretiminin esas amacıdır; bilinçli dindarlık da budur” denilirken, “özgür zihinler yetiştirme” gerekçesiyle, İslam’ın nasıl alternatiflerden sadece biri olduğu aynı maddenin devamında şu ifadelerle yer alıyor: “… Kendilerine sunulan alternatifleri inceleyebilmeleri için öğrencilerin bakış açılarının geliştirilmesine ihtiyaç vardır. Öğrenciler körü körüne uygulayıcı olmamalıdır…”

İlköğretim 4. Sınıf ile 8. Sınıf arasında okutulan Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi dersi, müfredatı ve amaçları ile ilgili gazetemize açıklamalarda bulunan Eğitimci ve Saadet Partisi Genel Sekreteri Tacettin Çetinkaya, detaylı olarak incelediği müfredatın sinsi tuzaklar taşıdığını ve bunun mutlaka düzeltilmesi gerektiğini söyledi. 4-5 ve 6. sınıflarda okutulan derslerde, “İslam” kavramının olmadığını, 7. Sınıfta “İslam Düşüncesi” kavramının öğretildiğini kaydeden Çetinkaya, 8.sınıfta ise alfabetik sırayla “Budizm, Hristiyanlık, Hinduizm, İslam, Yahudilik kavramlarının öğretildiğini belirterek, Din Kültürü müfredatında ve kitaplarında hiç geçmeyen kavramları ise şöyle sıraladı: “Cennet, cehennem, cihat, Hak din, Batıl dinler, haram, helal, iyiliği hâkim kılmak, kötülüğü ortadan kaldırmak,  mümin, münafık, kafir, sırat, şirk, tebliğ, zikir…”

“Dinlerin hepsini öğren, hangisi hoşuna gidiyorsa onu seç ve ona göre yaklaş”

Müfredatın “Dinler Açılımı” anlayışı ile hazırlandığını, Müslüman Türkiye’nin çocuklarına okullarda “Dinlerin hepsini öğren, hangisi hoşuna gidiyorsa onu seç ve ona göre yaklaş” amaçlı bir müfredatın fıtrata aykırı olduğunu kaydeden Tacettin Çetinkaya, “Bizim anlayışımıza göre Allah katında tek Hak din İslam’dır ve her çocuk İslam fıtratına göre doğar. Bizim ülkemizin yüzde 99’u Müslümandır ve okullarımızda kültürü değil, sadece İslam dersi öğretilmelidir. Bahsettiğimiz 10-15 yaş arası kitle objektif olarak yaklaşıp, tercihlerini objektif yapacak, bütün dinleri eşit öğrenecek, bütün dinlerin kültürünü öğrenecek deniyor. Ama ben, kendi dinimin kültürünü öğretmek istiyorum” diye konuştu.

Milli Gazete

PAYLAŞ

Etiketler