Gâvurun ekmeğini yiyenler…

Bizim subay, elinde çay, gâvura ikram ederken gâvur, yanında getirdiği çuvalı subayın başına geçiriyor ve özür de dilemiyor.

Gâvur, Afganistan’da, Irak’ta, Suriye’de, Libya’da evinden yurdundan olmuş Müslümanların karnını doyuruyor, eline silah veriyor, altına da araba veriyor ve “şu karşıda duranı vur” diyor, o da vuruyor.

Suriye’de A, B, C harflerinin hepsini kullanarak kurulan örgütleri birbirine kırdırıyor.

Türkiye’ye atılacak silahları veriyor.

Türkiye rahatsız olduğunu söyleyince ABD Savunma Bakanı James Mattis, Milli Savunma Bakanı Nurettin Canikli’ye, “YPG ile PKK’yı savaştırabiliriz” diyor.

Yani bu gün, birlikte Türkiye’ye kurşun sıkanları, yarın ikiye ayıracakmış ve bunları birbirine kırdıracakmış.

Bir kere böyle bir adamla konuşulmaz, komşu olunmaz, muhatap alınmaz, ekmeği yenmez, yüzüne bakılmaz.

Hasmını bile kalleşlikle ikiye ayırıp birbirine kırdıran adamı da adam saymayız biz.

Bu gâvurlar, Rabbimizin Kur’an’ında haram saydığı fuhşu, soygunu, faizi, uyuşturucuyu, ülkeleri sömürmeyi, direnenleri öldürmeyi kanuni hale getirmiş, kalleşliği bütün insanlığa “üst akıl” diye kabul ettirdiklerini zannediyorlar.

Yalnız bize kalleşlik yaparak, kandırmaya çalışarak hem bizi hem kendilerini kandırıyorlar.

Bizi geçin, hepimizi yaratan Allah celle celalüh, “Allah-ü Ehad/Allah birdir” diyor, onlar, “Hayır üçtür” diyorlar. Allah celle celalüh, “Lem yelid/onun çocuğu olmadı” diyor, bunlar, “Hayır, İsa senin oğlun” diyorlar.

Allah celle celalühü bile kandırmaya çalışan birileriyle karşı karşıyayız.

Kişinin inancı özüne, sözüne, sanatına, mimarisine siner.

Bunlar, bize altından haç verseler elimize almayız.

Domuz eliyle, domuz derisine basılmış koyun peyniri olsa yemeyiz.

“Kimin arabasına binerse onun türküsünü çığırır/söyler” demiş atalarımız.

Altına tank verdiği, eline silah verdiği ve üzerimize saldığı YPG ve PKK’lılar için özür dilemek yerine, “Endişe etmeyin, bundan sonra onları birbirine kırdıracağız” diyor.

Türkiye’de çıkan her gazetede ve televizyonda yayınlanan bu haberi duyan YPG ve PKK liderleri ve emrindekiler kendilerini nasıl hissederler.

Suriye’deki Amerikalı general, “Siz, Bakan’ın dediğine bakmayın, bana bakın. Onlar siyasidirler günde sayısız yalan söylerler. Ben buradayım” dese terörün liderleri midelerinde Amerikan yiyeceğinin geğirtisi ile başa kakmanın gürültüsü arasında generale nasıl cevap verecekler?

Ben bu, “Onları birbirine kırdıracağız” kalleşliğinden sonra, verdikleri silahların verenlere döneceği ve yanlışları düzeltmeye çalışacakları temennisindeyim

Mahmut Toptaş – Milli Gazete

PAYLAŞ

Etiketler