Skip to content
İhvanlar.net – Ehli Sünnet

İhvanlar.net – Ehli Sünnet

İSLAMİ

ihsan-senocak

Bir İbadetin Sevabını Başkasına Bağışlamak Caiz mi?

Admin
Hediye rüşvet midir, Memura hediye verilir mi? rusvet-nedir

Hediye rüşvet midir, Memura hediye verilir mi?

Boşanmak kaç talakla olur – Boşanma hükümleri nikah

Boşanmak kaç talakla olur – Boşanma hükümleri

KUR’AN

maher-muaykıli

Mahir Muaykıli Hac Suresi Dinle

Admin
Mahir Muaykıli Müminun Suresi Dinle maher-muaykıli

Mahir Muaykıli Müminun Suresi Dinle

Mahir Muaykıli Nur Suresi Dinle maher-muaykıli

Mahir Muaykıli Nur Suresi Dinle

Primary Menu
  • YAZI ARŞİVİ
  • YENİ SOHBETLERİ REKLAMSIZ İZLE
  • SİTE İÇİ ARAMA
  • İLETİŞİM

BİZE GEL, BİZE!

Admin

Paylaş:

  • WhatsApp'ta paylaş (Yeni pencerede açılır) WhatsApp
  • X'te paylaş (Yeni pencerede açılır) X
  • Facebook üzerinde paylaş (Yeni pencerede açılır) Facebook
  • Telegram'da paylaş (Yeni pencerede açılır) Telegram
  • Reddit'te paylaş (Yeni pencerede açılır) Reddit
  • Pinterest'te paylaş (Yeni pencerede açılır) Pinterest
  • Arkadaşınıza e-posta ile bağlantı gönderin (Yeni pencerede açılır) E-posta
  • Yazdır (Yeni pencerede açılır) Yazdır
   Evliyânın büyüklerinden. İsmi Adiyy bin Müsâfir bin İsmâil Hakkârî, künyesi Ebü’l-Fedâil, lakabı Şerefüddin’dir. Soyu hazret-i Osman bin Affân’a ulaşır. Ba’lebek civarında Beyt-ü Kâr denilen yerde 1074 (H. 467) senesinde doğdu. 1162 (H 557) senesinde Musul’a bağlı Hekkâriyye Dağındaki dergâhında vefât etti. Oraya defnedildi.

BİZE GEL, BİZE!
   Şeyh Lâhık anlatır:
   Bir gün Adiyy bin Müsâfir’in huzurunda idik. Bize bir şeyler anlatıyordu. Bir ara batı tarafına yönelip; “Bize gel, bize gel!” dedi ve konuşmasına devâm etti. Bir müddet sonra ikinci defâ; “Bize gel, bize gel!” dedi. Bu sırada talebelerinden birisi;
   “Efendim! Bize gel, bize gel, buyurdunuz bunun mânâsı nedir?” diye sordu. “Şu anda Kostantiniyye’de (İstanbul’da) birisine Allahü teâlânın hidâyeti yetişti ve müslüman olmak istiyor. Oradan, kendisine İslâm’ın emirlerini öğretecek birini aramak için yola çıktı. Oradakiler yolundan çevirmek için uğraştılarsa da muvaffak olamadılar. İşte bunun için onu yanıma çağırıyorum. Allahü teâlâdan, onun talebelerimden olmasını istedim. Allahü teâlâdan onun hemen buraya ulaşmasını diliyorum.” buyurdu.

   Bu sebeple iki gün Adiyy bin Müsâfir’in yanında kaldık. Üçüncü gün ikindi namazı vaktinde Şeyh bize döndü; “Kalkınız Konstantiniyye’de Allahü teâlânın hidâyet buyurduğu kardeşinizi karşılayınız.” buyurdu. Zâviyeden dışarı çıktığımızda o zâtın dağdan aşağı doğru inmekte olduğunu gördük. Üzerinde papaz elbisesi vardı. Adiyy bin Müsâfir’in huzuruna girip müslüman oldu. Adiyy bin Müsâfir ona; “İsmin nedir?” diye sordu. “Abdulmesîh.” dedi. Ona Abdullah ismini verdi. Adiyy bin Müsâfir’in yanında kaldı. Adiyy bin Müsâfir hazretleri ona namazın şartlarını ve İslâm’ın diğer emirlerini öğretti. Kur’ân-ı kerîmden bir mikdâr ezberletti. Nihâyet sâlih bir müslüman oldu. Sonra onu İrşâd etmesi, insanlara doğru yolu göstermesi, terbiye etmesi, onlara Allahü teâlânın emirlerini ve yasaklarını öğretmesi için Acem taraflarına gönderdi. Orada hocası Adiyy bin Müsâfir’in ismini koyduğu bir zâviye yaptı. Pekçok talebe yetiştirdi.

SÛİ ZAN HARAMDIR

Bin yetmiş dört yılında, Musul’da doğan bu zât,
Seksen altı yaşında, bu yerde etti vefât.

Osman ibni Affân’ın, sülâlesinden gelir,
Kerâmetler sâhibi, hâl ehli bir velîdir.

Aslâ dokunmazlardı, ona vahşî hayvanlar,
Duâsıyla sükûnet, buluyordu dalgalar.

Bir gün talebesine, buyurdu ki: “Evladım,
Bir isteğin var ise, edeyim sana yardım.”

Dedi: “Ezberlemeyi, istiyorum Kur’ânı,
Lâkin zayıf hâfızam, var mı bunun imkânı?”

“Bu iş kolay.” buyurup, mübârek bir eliyle,
Göğsünün üzerini, mesh etti tamâmiyle.

Açıldı hâfızası, talebenin tam o an,
Baktı ki ezberine, girmiş hem bütün Kur’ân.

Bir gün de buyurdu ki: “Filânca adaya git,
Oraya vardığında, göreceksin bir mescit.

İçerdeki kimseye, benden selâm söyle ve,
De ki, işine baksın, karışmasın kimseye.”

“Peki.” dedi ise de, o büyük evliyâya,
Lâkin nasıl gidilir, bilmezdi bu adaya.

Böyle düşündüğünü, anlayıp o bu sefer,
Buyurdu ki: “Gözünü, az kapatıp açıver.”

Kapatıp açtığında, hizmetçi gözlerini,
Bir anda o adada, buluverdi kendini.

O mescidi bularak, içeri girdiğinde,
Gördü o ihtiyârı, hemen duvar dibinde.

Selâm verip dedi ki: “Musul’dan geliyorum,
Adiyy bin Müsâfir’den, selâm getiriyorum.

Buyurdu ki, o baksın, kendi vazîfesine,
Ve aslâ karışmasın, başkasının işine.”

O bunları duyunca, başladı ağlamağa,
Dedi: “Düşündüğümden, tövbe ettim Allah’a.

Şimdi bir müslümana, sû’i zan ediyordum,
O kişi, niçin böyle, yapıyor ki, diyordum.

Henüz gelmiş idi ki, bu düşünce, yâdıma,
O anda seni gördüm, yetiştin imdâdıma.”

Talebe, o Velî’nin, tebliğ edip sözünü,
Sonra hiç beklemeyip, yumdu iki gözünü.

Açtığında gördü ki, bu defâ Musul’dadır,
Adiyy bin Müsâfir’in, nûrlu huzûrundadır.

Post navigation

Previous: ŞEHZADE KORKUT’TAN EVLAT GELMEZ
Next: MÜMİN NASIL OLUR?

Benzer Yazılar

Aziz Mahmud Hüdayi Hazretleri kimdir?

Admin

Son Nefes Şiiri

Admin

Ali bin Muhammed b Beşşar kimdir?

Admin
  • YENİ SOHBETLERİ İZLE
  • ✔ Ehli Sünnet Bölümü
  • 🌹 Delilleri ile Tasavvuf
  • ❓ Deşifre ve Reddiyeler
  • Ehli Sünnet Fetvalar
  • DUALAR
  • İslami Konular
  • İslami Kavramlar
  • Videolar
  • Resimler
  • Osmanlı ve Tarih
  • KAYNAKLARIYLA KONULU HADİSLER
  • Menkıbeler
  • Önemli Tespitler
  • Pratik Arapça
  • Sağlık ve Sünnet
  • Şifalı Bitkiler
  • İslami Rüya Tabirleri
  • Videolu Arapça Medrese Dersleri

YENİ EKLENENLER

  • Resimli Ramazan Bayramı Mesajı – Vefa
  • Resimli Bayram Mesajı – Dua Mesajı
  • Mahir Muaykıli Hac Suresi Dinle
  • Mahir Muaykıli Müminun Suresi Dinle
  • Mahir Muaykıli Nur Suresi Dinle
  • Mahir Muaykıli Furkan Suresi Dinle
  • Allah’a iman nasıl olmalıdır? Allah’a nasıl inanmalıyız?
@2026 ihvanlar.net imzalı yazılardan alıntı yaparken kaynak belirtmek zorunludur. |