EDİP YÜKSEL MÜRTEDİNİ DEŞİFRE

  Nedendir bilinmez fitne fücur ehlinin Amerika’dan Türkiye’ye etki etmek için çaba harcadığını görüyoruz. İşte bir tane dalalet ehli daha…

    Adı Edip Yüksel… Sadrettin Yüksel Hocaefendi’nin oğlu. Şehit Metin Yüksel’in kardeşi…

   Babası daha sağlığında iken oğlunun mürted olduğunu ilan etmiştir. Ne acı değil mi? Ömrünüzü İslam’a adayın, insanları irşad edin ama oğlunuz mürted olsun! Neslinizden bir mürted gelsin! Ve bunu sağlığınızda görün! Allahu Teala kimseye bu acıyı yaşatmasın…

   Yazıya başlamadan önce yukarıdaki giriş ile alakalı bir notu da paylaşmak gerekir. Edip Yüksel’i babası mürted ilan etmiştir. Edip Yüksel’in uyarak mürted olduğu Reşat Halife’yi de Mısırda büyük bir dini grubun başkanı olan babası Abdül Halim Muhammed Halife mürted ilan edip evlatlıktan silmiştir. Reşat Halife hakkında Suudi Arabistan’ın resmi dini lideri Şeyh İbnul Baz başkanlığında 19 Mart 1989’da Medine’de toplanan 38 kişilik Mollalar grubu tarafından “Katli Vaciptir” fetvası verilmiştir. Bu nokta çok ilginçtir…

Edip Yüksel,
-Mütevatir hadisler dahil hepsini inkar eden
-Bütün hadislerin çöpe atılması gerektiğini zırvalayan
-Dinin Kur’andan ibaret olduğunu, hadislere lüzum olmadığını
-Peygamberin sadece bir tebliğci olduğunu, şeriat koyamayacağını
-Peygamberimize salavat getirilemyeceğini veya üstün sıfatlarının olmadığını,
-Herkesin Kuran’ı kendi aklına göre yorumlaması gerektiğini söyleyen, kendine göre de yorumlayan ve bütün sahabelere hakaret eden, Peygamberimizin Kuran’ı Kerimi tefsir edemeyeceğini söyleyip kendi kafasına göre mana verip tefsir eden bir mürted… Aşağıda bir iki misal verilecektir…

NASIL YOLDAN ÇIKTI?
   Edip Yüksel bu derece dalalete Reşad Halife adında bir zındık vesilesi ile ulaşmıştır. (Bunlar Hakka vesile aramaya şirk derler ama küfre düşmek için bin türlü vesile bulurlar) Reşad halife 19 dinine mensuptur. Kafasından uydurduğu 19 felsefesi ile Kur’an-ı kerimi bir matematik kitabı gibi yorumlamış, Tevbe suresini 19’a uyduramadığı için Kuran’ın değiştirildiğini, iki ayetin fazlalık olduğun iddia ederek dinden çıkmıştır.

   Bu konuda Diyanet İşleri eski Başkanlarından Tayyar Altıkulaç şöyle demiştir: Ben, Reşat Halifenin 19’la ilgili tebliğini tercüme etmekle hatalı, belki de maksatlı bir teşebbüsün yayılmasına vasıta oldum. Yanılmayan yalnız Allah’tır. Daha sonra ben Resulullahım, yani Allah’ın elçisiyim diyen Mısırlı Reşat Halife, son iki ayetini 19 felsefesine uyduramadığı için Tevbe suresini inkâr etmiştir.

   Edip Yüksel, Reşat Halife’nin on dokuzculuk bâtıl dinine girince, Sadreddin hoca, “Oğlum Edip mürted oldu” demiştir.

   Reşat Halife, gelecek vaat eden ve onda kendisini gördüğü Edip Yüksel’i apar topar Amerika’ya götürmüş, faaliyetlerini buradan sürdürmesini sağlamıştır.

19’DAN SAPITANLARI KUR’AN HABER VERİYOR
   Kur’an-ı kerim öyle mucizevi bir kitaptır ki, 19 ile hakikate ulaşacakları değil ama sapıtacakları haber vermektedir. Ayet-i Kerime şöyle:
   “Cehennemin görevlilerini yalnız meleklerden kıldık. Meleklerin sayısını “19 olarak” bildirmekle de, inkârcılar için bir fitne (imtihan) yaptık. Böylece inananların imanlarının artmasını sağladık. İnkârcılar “Allah bu misalle ne demek istiyor ki” derler. İşte Allah, böylece, dilediğini saptırır, dilediğini de doğru yola eriştirir.” (Müddessir 31)

    Bu ayet-i kerime nazil olunca müşrikler alay ettiler ve 19 melek ile baş edeceklerini vs. söylediler. Ancak ayette özellikle 19’un bir imtihan vesilesi olacağı bildirilmesi dikkat çekicidir. İşte bazıları bu imtihanı felsefe yaparak kaybetmişlerdir. 19 ile hidayet bulan yoktur ama sapıtan çoktur.

BİR KAÇ MİSAL VERELİM
   Kur’an-ı kerimde geçen “Sizin arkadışınız bir mecnun değildir” ayetinden yola çıkarak “sahibükum” kelimesini sahabeye uyarlıyor ve sahabenin Peygamberimize “mecnun” dediğini söylüyor. Bunu iddia etmek çok büyük bir komikliktir. Çünkü ayet müşrikleri hedef almış ve o güne kadar arkadaşları olarak gördükleri, güvendikleri ve aklından şüphe etmeyecekleri bir peygamberi delilikle suçlamalarını yüzlerine vurmaktadır. Edip ise ayeti sahabeye uyarlayarak cahilane bir tavır sergiliyor ki elbette bu kaçınılmazdır. İşte internette gezen bir video:

  PEYGAMBERİN ŞERİAT KOYMA HAKKI VAR MI?
 Bu bildiğimiz nakaratı Edip Yüksel’de tekrarlıyor… Hani hadislerin ravilerini suçlayarak hadis-i şerifleri inkar etmeye çalışıyorlardı ya! Burada itiraf ediyor ki Peygamberimizin söylediği hadisi mubarek ağzından duysa yine onun için bir değeri yok. “söylese de ne olur” diyor… Kendisine ayetlerden tokat gibi cevaplar verilmiş:

  SALAVAT KELİMESİ
   Arap lügatinden bi haber olduğu anlaşılan Edip Amerika lügati ile Kur’an yorumlamaya kalkınca çok daha beter görüntüler ortaya çıkıyor. İŞTE O VİDEO:

AYET DE UYDURUYOR:
Burada da Yusuf Suresi’nin 112 ayet olduğunu zırvalıyor:

AMAÇ BELLİ!

   Ne kadar ilginç değil mi? Kur’an-ı kerimi peygamber yorumlamaz, Peygamber şeriat koyamaz, Peygamber sadece bir tebliğci deyip kendileri Kuran’ı istedikleri gibi yorumlayıp, istedikleri gibi fetva veriyorlar.

BİLİN DİYE…
   Böyle mürtedler ile Müslümanların işi olmaz elbette ama bilginiz olsun… Bunlar Peygamberimiz Hazreti Muhammed Mustafa (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)i devre dışı bırakıp kendilerine geniş bir alan açarak istedikleri gibi at koşturmak istiyorlar. Akıllarınca Allah’ın kitabını kendileri yorumlayacak ve tefsir edecekler ama daha Arap lügatinden dahi haberdar değillerdir. Amerika lügati ile mana verirler…

   Akla şöyle bir soru geliyor böyle Arap lügatinden bile haberi olmayan, cahilane yorumlar yapan kişiler nasıl prim yapıyor?

   Cevap gayet açık: Yıllardır sizi ilimden uzak bıraktılar ve bin türlü meşgale çıkartarak oyaladılar. Sonra öyle adamlar türettiler ki size ilim diye zehir akıttılar da haberiniz bile olmadı. İtiraz edemediniz çünkü bilmiyordunuz. Anlattıklarını gerçek zannettiniz çünkü asıl gerçekten haberiniz yoktu.

   Allahu Teala gerçeğin peşinde olan saf ve temiz kardeşlerimizi bu gibi kişilerin tuzaklarından muhafaza eylesin…

www.ihvanlar.net

İhvanlar.net EHLİ SÜNNET MÜDAFAA HATTI © 2014