İSTANBUL’UN FETHİNDE EVLİYA PARMAĞI

    İstanbul’un fetheden ruh caddelerden taka ve tekne yürütmek ile anlaşılmaz ve anlatılmaz. Fethi anlamak için önce Fatih’i anlamak gerekmektedir. Şu soru sorulmalıdır:”Fatih’i kim yetiştirmiştir?”

    Fatih’i, Ankara’nın manevi lideri Hacı Bayram-ı Veli Hazretleri’nin talebesi ve Evliyaullahtan Akşemseddin Hazretleri yetiştirmiştir. Yani Fatih bir tarikat şeyhinin elinde yetişmiştir.
İşte fetih bu menevi liderler ile gerçekleşmiştir. Bu tasavvuf büyüklerinden ve İstanbul’un manevi Fatihlerinden birisi de Ubeydullah Ahrar Hazretleri‘dir.

    Bu feth-i mübine, ortasya’dan tayy-i mekân ederek Übeydullah Ahrar Hazretleri’nin de iştirak etmiş olduğunu, torunu Hace Muhammed Kasım şöyle nakleder:
”Übeydullah Ahrar Hazretleri, perşembe günü öğleden sonra aniden atının hazırlanmasını emretti. Atına binip süratle Semerkan’dan dışarı çıktı. Talebelerine ”siz burada oturunuz!” buyurdu.

    Mevlana Şeyh adı ile maruf bir talebesi, kendisini bir müddet takip etti. Übeydullah Ahrar Hazretleri’nin, atının üzerinde bir sağa bir sola meylinden sonra kaybolduğu haberini verdi. Talebeleri, heyecanla bu ani yolculuğun sebebini sordular. Übeydullah Ahrar Hazretleri bir müddet sonra döndü. O da:
”Türk Sultanı Mehmed Han, benden istiane etti. Yardım diledi. Bende O’na yardım etmeye gittim. Allah Teala’nın izniyle zafer kazanıldı.” buyurdular.

    Horosan’dan gelip İstanbul fethine iştirak eden Übeydullah Ahrar Hazretleri’nin oğlu Hace Abdülhadi şöyle anlatır:
”İstanbul’a gittiğimde Sultan 2. Beyazid, babam Übeydullah Ahrar’ın şekil ve şemailini şu şekilde tarif etti:
”Babam Fatih anlattı: Fethin en şiddetli zamanında Rabbime iltica ederek, zamanın kutbunun imdada yetişmesini istedim. Şu şu vasıfta, biri beyaz atın üzerinde karşıma geldi.
-Korkma zafer senindir. buyurdu.
O pire:
-Küffar askeri çok fazla. dedim.
O da bana cübbesini açarak:
-İçine bak!. dedi.
Hayretle cübbesinin yeninin içinden sel gibi akan bir ordu gördüm:
-Bu ordu sana yardıma geldi dedi ve devam etti:
-Şimdi şu tepenin üzerinden üç defa kös’e tokmak vur! Ve bütün askere hücum emrini ver! buıyurdu.
Ben de aynen öyle yaptım. O pir de, ordusu ile hücuma iştirak etti. Feth-i Mübin gerçekleşti.

    Velhasıl Fatih’in, fetih sırasında cümle evliyanın ruhaniyeti ve istianesinden müstefit olduğu tarihi bir vakıadır.

Vur pençe-i Ali’deki şemşir aşkına
Gülbangi âsmânı tutan pir aşkına

”(Ey yiğit! Allah’ın arslanı olan) Hazreti Ali’nin pençesindeki (Zülfikar isimli) kılıç aşkına; gülbangi, (Allah Allah sesleri ta) semayı kaplayan pir aşkına vur!”

www.ihvanlar.net
PAYLAŞ