YABANCILARIN SELİMİYE HAYRANLIĞI

Mimar Sinan’ın ustalık esersim dediği, kendisinin ifadesiyle “Hıristiyan mimar geçinenlerin: ‘Müslümanlara galebemiz var; Ayasofya’nın kubbesi gibi bir kubbe devleti İslamiyye’de inşa olunmamıştır’ dediklerini duymuştum” diyerek kubbesini Ayasofya’dan altı zira daha yüksek yaptığı Selimiye camii görenleri kendine adeta hayran bırakıyor.

Kalfaların “Ey koca üstad! Minarelerin bu kadar uzun olmasına ne gerek var?” sorusuna.

“Bu topraklara düşman giremeyecektir; girse de duramayacaktır! Çünkü bu minareler, kıyamete dek -Bu ülke Müslüman Türklerindir!- diye arşa kadar haykıracaktır.” cevabını vermiştir.

Türkiye’nin batısında İslam’ın mührü sayılan o büyük eser hakkında yapılan yorumlar, bizim değerinin farkında olmadığımız bir varlığa sahip olduğumuzu gösteriyor.

İşte Selimiye hakkında yapılan o yorumlardan bazıları:

“Ben bu eserin kul yapısı olduğuna inanmıyorum.” (Avrupalı bir mudakkik)

“Şu koca kubbe ters çevrilip altınla doldurulsa dahi Koca Sinan’ı getirmeden yirminci asır mimarisi bu eserin aynısını yapamaz.”(İngiliz yüksek Mimar Elvis)

“Yeryüzündeki sanat eserleri gökyüzündeki yıldızlar gibidir. Ayasofya bir ay Selimiye ise güneştir.”(Alman İngelbeck)

“Selimiye! Eğer seni Türklerin yaptığını bilmeseydim, Allah yaptı derdim.” (Bulgar general Alexandr)

“Füzeyle aya gitmek, bu eseri meydana getirmekten daha kolaydır.”(Amerikan Yüksek Mimarlar Kurulu)

“Selimiye gibi bir esere sahip milletin evlatlarına hocalık yapmaktan utanç duyarım.” (bir Alman mimar)

“Selimiye yeryüzü eserlerinin şahı olduğu gibi, Mimar Sinan da tüm mimarların şahıdır.” (İtalyan Güzel Sanatlar Müdürü)

“Selimiye bize tarihten nasıl emanet edilmişse, biz de geleceğe öylece teslim etmeliyiz. Zira bizler, onlar var oldukça varız.” (Orgeneral Vahit Güneri)

Nice maddi ve manevi gayretlerle rtaya çıkan bu eşsiz abideyi uçmaya hazır bir kumruya benzeten şair, yıllar sonra onun varislerini ikaz etmek ihtiyacını hissederek şöyle der:

Söyleyin zamane yolcularına
Ey çifte kumrular, ey güvercinler,
Şu tepeye konmuş nalsı kumruyu
Ürkütmesinler!

Bir başka şair uzunca şiirinin sonunda şöyle demektedir:

Biri hattın; biri mermerin, tuncun,
Kurşunun srrını aramış bulmuş;
Yesari elinde ‘Lafza-i Celal’
Sinan’da kubbeyle minare olmuş!

www.ihvanlar.net
PAYLAŞ