PATRİKHANE EMİR Mİ VERDİ?

 

Müslümanların zayıf noktalarını, dini hassasiyetlerini bilen kâfir kuvvetler, saldırılarını bu hassas noktalardan yapıyorlar.
Müslümanları perişan eden, maneviyatını yok eden bir unsurda vücudu açık kadınlardır. Ayeti Kerimede: ”Mü’min erkeklere söyle gözlerini (harama yani başka kadınlara bakmaktan) sakınsınlar.” buyruluyor.

Musa (Aleyhisselam) ordusu üzerine gönderilen elbisesiz, uryan kadınlar yüzünden savaş kaybetmişti. Bu kadınların, İslam ordusu üzerine gönderilme fikrini kâfirlere, daha önce Müslüman olup sonra dinden dönen birisi vermişti. Müslümanların bu konudaki hassasiyetini bildiği için kâfirlere böyle bir yol izlemelerini söylemişti.

Rivayet edilir ki İmam-ı Şafi ezberi çok kuvvetli olan bir zattır. Ve ezber yaparken, ezber yaptığı sayfanın alt satırını kapatırdı. Sebebi ise okuduğunu bir kerede ezberlemesiydi. Gözlerinin alt satıra kayıp, kafasının karışmasını engellemek için böyle bir yola başvurmuştu.
İşte bu büyük İmam, bir gün yolda giderken gözü, ipte asılı olan bir kadın çamaşırına ilişti. Dikkat! Bu sadece kadının çamaşırıydı ve anlık bir nazardı. Kendisi hemen toparlayıp tövbe etmişti. Ancak medreseye gelip tekrar ezber yapmak istediğinde aynı kuvveti bulamadı, yeteneğini kaybettiğini gördü…

PATRİKHANENİN BİR PLANI MI?
Alınan bilgiye göre Fener Rum Patrikhanesi, Hıristiyan cemaatinin kadınlarına, gayri ahlaki bir vaziyet ile İsmailağa ve çevresinde dolaşmaları için emir verdi. Hedef İslami konulara hassas olan halkın maneviyatını zedelemek, insanların ahlakını bozmak…

Çarşamba esnafından bazıları da bu bilgiyi doğrular nitelikte: ”Son seneler bir gariplik var! Yaz ayları gelip sıcaklar başladığı zaman, yabancı oldukları hemen anlaşılabilen kadınlar ikişer ve üçer kişilik gruplar halinde İsmailağa camii ve çevresinde tur atıyorlar.” diyorlar.
Hatta bazılarının o kadar dikkatini çekmiş olmalı ki:”Aşağıdan gelip tekrar aşağıya doğru gidiyorlar.” diyen bile var.

Esnafın bu tespitleri de alınan duyumları kuvvetlendiriyor. Bu durum karşısında ”Patrikhane, halkı bölemeyince halkın ahlakını mı bozmayı hedefliyor?” yorumları yapılıyor.

Malumunuz olduğu üzere İsmailağa Cemaatinin varlığı, Patrikhane’nin ‘küçük Kostantiniyye devleti’ planlarının gerçekleşmesinin önünde büyük bir engel. Patrikhane’nin çevresini satın alan Rum zenginleri ve vakıfları İsmailağa’ya ilişemiyor. Bunun neticesinde de İsmailağa cemaatini bu bölgeden uzaklaştırmak için elinden geleni yapıyor. Medya aracılığı ile cemaati bölmeye çalışanlar emellerine ulaşamayınca çeşitli yollara başvuruyorlar.

Efendi Hazretlerimiz kadınların ahlaksız hallerini görmektense gözlerini kaybetmeyi yeğlemiş ve:”Gözlerimin iyi göremediğine şükrediyorum” buyurmuştur.
Bize düşen görev; her dönemde Allah’ın emirlerine sıkı sıkıya bağlı olmak ve taviz vermemektir. Gözlerimizi haramdan sakındırmakta her zamankinden daha titiz olmalıyız.

www.ismailaga.info
PAYLAŞ