DELİLLERİ İLE ABDESTİN SÜNNETLERİ

    Hanefiler sünnet ile mendubun arasını ayırarak dediler ki: “Sünnet, müekket olandır, dinde zorlama olmadan devamlı tutulan yoldur. Yani peyamber’in devam ettiği ve bazen de özürsüz olarak terk ettiği şeydir. Hükmü: Yapıldığında sevap, terk edildiğinde ceza olmasıdır.
Mendup ya da müstehap ise Peygamber (Aleyhisselam)ın devam etmediği şeydir. Burada abdestin adabı olarak geçer. Hükmü: Yapıldığında sevap vardır, terk edildiğinde kınama yoktur.

Hanefilerde abdestin en önemli sünnetleri 18, Malikilerde 8, Şafilerde -sünnetle mendubu ayırmadıkları için- 30 kadardır. Hanbelîlerde ise yaklaşık 20 tanedir.

1-Hanefilerde niyet sünnettir. Manası: Lügat olarak kasıt, şer’an bir şeyin fiiline mukterin (bitişik) olarak kastedilmesi demektir. Niyetten kasıt: İbadeti adetten ayırmaktır veya derecelerinin ayrılması, yani bazı ibadetlerin bazılarından ayrılması; namaz gibi.

   Vakti istincadan öncedir. Keyfiyeti ise hadesin kaldırılmasına veya namaz kılmaya, abdeste ya da hangi bir emre uymaya niyet etmesi şeklindedir. Niyetin mahalli kalptir. Lisan ile söylenilmesi müstehap görülmüştür. Hanefilerin dışındaki cumhura göre niyet farzdır.

2- uykudan kalkmış olsun veya olmasın ellerini su kabına sokmadan bileklere kadar üç defa yakamak: Çünkü eller yıkama aletidir. Peygamberimiz (Aleyhisselam) şöyle buyurmuştur: “Sizden biriniz uykusundan katlı mı, su su kabına sokmadan önce elini yıkasın. Sizden biriniz elinin nerde kaldığını bilemez.” (Kütüb-ü Sitte musannifleri Ebu Hureyreden rivayet etmiştir)

3-Abdeste başlamada besmele çekmek: Ellerini bileklerine kadar yıkarken “Bismillah” der. Taberaninin hasen bir isnadla Ebu Hureyreden rivayet ettiğine göre Resulüllah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)den varit olan şudur: “Bismillahi’l-azim, Velhamdülillahi ala din’il-islam”

Malikiler besmele getirmeyi, abdestin faziletlerinden saydılar. Hanbelîler de abdestte besmeleyi vacip saydılar.

4-Mazmaza ve İstinşak:
Mazmaza: Suyun ağza konması, çalkalanması ve atılması ya da bütün ağzın su ile doldurulması demektir.
İstinşak: Suyun burna konması ve nefes ile burun içine hafifçe çekilmesidir.

   Bunlara istinsar sünneti de ilave edilir. Bu da, sümkürürken yaptığı gibi, sol elinin baş ve ikinci parmağı buruna konarak nefesi ile suyun dışarı atılmasıdır. Bunların hepsi Hanbelîler hariç cumhura göre sünnet-i müekkededir. Bu konuda Müslim’in şu hadisi vardır: “Sizden biriniz yoktur ki, abdestine hazırlanır sonra da, mazmaza istinşak ve istinsar ederse muhakkak, su ile beraber ağzı ve burnunun günahları dökülür, gider.”

“Mazmaza ve istinşak yapmayın” haberi zayıftır. Bu ikisinin farz olmaması ise farzları açıklayan abdest ayetinde bulunmaması sebebiyledir.

   Üç defa mazmaza ve istinşak hazreti Osman b. Affan (Radıyallahu Anh)ın muttefekun aleyh hadisine göre sünnettir: “hazreti Osman bir kap istedi, üç defa avuçlarına su döktü, onları yıkadı. Sonra sağ elini kaba soktu. Mazmaza ve istinsar yaptı. Sonra yüzünü üç defa, dirseklerle beraber kollarını üçer defa yıkadı, sonra başını meshetti. Sonra topuk kemikleri ile beraber ayaklarını üç defa yıkadı. Sonra dedi ki: Resulüllah (Aleyhisselam)ın bu abdestim gibi abdest aldığını gördüm. Ardından dedi ki: Kim bu abdest gibi abdest alır sonra iki rekât kılarsa ve bunlarda kendisinde bir şüphe bulunmazsa, Allah onun geçmiş günahlarını bağışlar.”

   Ahmed, Müslim ve dört Sünen sahibinin Hazreti Aişe (Radıyallahu anha) tarikiyle rivayet ettiği hadiste: “On şey fıtrattandır” buyruluyor. Bunlar arasında “mazmaza ve istinşakı” da sayıyor.

   Fakihler oruçlu olmayanın mazmaza ve istinşakta mübalağa etmesinin sünnet olduğunda ittifak etmişlerdir. İbni Katan’ın, isnadını sahih gördüğü bir hadsi şerifte Peygamberimiz şöyle buyurmuştur: “Abdest aldığında, oruçlu olmadıkça mazmaza ve istinşakta mübalağa et.” Lakit b. Sabri’nin hadisi de şöyledir: “Abdesti güzel al, parmaklarının aralarını hilalle, oruçlu olmadıkça istinşakta mübalağa et.” (Tirmizi ve diğerleri sahih demiştir. Beş İmam rivayet etmiştir)

Mazmazada mübalağa: Kişinin suyu boğazın en ucuna ve diş ve damak kenarlarına kadar ulaştırmasıdır. Sol elinin parmağını bunlarda gezdirmesi sünnettir. İstinşakta: Nefesle suyu genize çekmesidir. Suyun ağızda döndürülüp tükürülmesi sünnettir.

   İbni Abbas’ın Peygamberimizden rivayet ettiği haberindeki emre binaen istinsar da sünnettir: “İki kere mübalağalı olarak istinsar edin ya da üç defa.” (Ahmed, Ebu Davud, İbni Mace, Hakim ve İbnü’l Carud rivayet etti)

Hanefilere göre: İkisi de beş sünneti ihtiva eden müekked sünnetlerdir. Tertip, üçleme, suyu yenileme, sağ elle yapılmaları, gargara ve (ifsat ihtimalinden dolayı) oruçlu olmayanın burun yumuşağını aşarak mübalağa yapması.

5- Misvak: Onu fezailden sayan Malikilerin dışında misvakın sünnet olduğunda fakihlerin ittifakı vardır. MİSVAK HAKKINAKİ YAZI İÇİN TIKLAYIN

6- Sık sakal ve parmakların hilallenmesi: Sık sakalın altından bir avuç su ile aralanması (sık olmaması halinde bitim yerlerine ulaştırılması) ve el-ayak parmaklarının aralanması (hilallenmesi) fakihlerin ittifakı ile sünnettir. Bu konuda İbni Mace ve Tirmizi’nin rivayet ettiği hadis vardır: “Resulüllah sakalını hilalliyordu.” Ebu Davut’da şunu rivayet eti: Resulüllah abdestini aldı mı bir avuç su alır, çenesinin altına koyup onunla sakalını hilaller ve derdi ki: Rabbim bana böyle emretti.”

İmam-ı Ahmed hariç beş imamın rivayet ettiği hadisi şerifte de parmakların aralanması vardır: Müstevrid b. Şeddad’ın hadisi: “Dedi ki: Resulüllah (Aleyhisselamı) gördüm, abdest alınca küçük parmağı ile ayaklarının parmaklarını hilalledi.”

İbni Abbas’ın rivayetinde: “Resulüllah buyurdu ki: Abdest aldın mı ellerinin ve ayaklarının parmaklarını arala.” (İmam-ı Ahmed, İbni Mace, Tirmizi)

7- Yıkamanın üçlenmesi: Sünnette Sabit olan Amr b. Şuayb hadisi gibi, ellerin, yüz ve kolların üç kere yıkanması ile ilgili hadise binaen fakihler yıkamanın üçlü olmasının sünnet olduğunda ittifak etmişlerdir.

Meshin üçlenmesi: Cumhur ve ashaptan ehl-i ilmin çoğuna göre meshin tekrarı sünnet değildir. Resulüllah’ına abdestini vasfeden Abdullah b. Zeyd hadisinde dedi ki: “Ve başını bir defa meshetti.” (Buhari, Müslim)
Hazreti Ali (Radıyallahu Anh) şöyle rivayet etti: “Abdest alıp başını bir kere meshetti ve dedi ki: Bu Peygamberin abdestidir. Resulüllah’ın abdestini görmek isteyen bana baksın”

Şafilere göre meshin üçlenmesi sünnettir.

8- Bütün başın meshedilmesi (kaplama mesh)
Hafiler ve şafilerde sünnettir. Sünnet olan şekli şöyledir: İki elini başın önüne koyar, orta parmağını öbürüne birleştirir, baş parmağını da şakaklarına koyar, sonra da ensesine doğru götürür, hareket eden saçı varsa başladığı yere geri götürür. (Cemaat Abdullah b. Zeyd’den böyle rivayet etti) saçı kısalıktan veya yokluktan dolayı hareket etmemişse faydası olmadığından geri götürmez.

9- Yeni bir su ile kulakların içten ve dıştan meshi: Cumhura göre yeni bir su ile kulakların içten ve dıştan meshi sünnettir. Çünkü Resulüllah (Aleyhisselam) abdestinde, başını ve kulaklarını (içlerini ve dışlarını) meshetti. Parmaklarını kulak deliklerine soktu. Onlar için de yeni su aldı.

Abdullah b. Zeyd’den rivayet edildi: “Resulüllah’ı abdest alırken gördü, başı için aldığından başka kulakları için de su aldı.” (Hakim ve Beyhaki sahih olarak rivayet etti)

Kulakların meshi cumhura göre bir defadır. Şafilerde üç defadır.

10- Ellerin ve ayakların yıkanmasında sağdan başlama: Sünnet olduğuna delil Hazreti Aişe (Radıyallahu anha) nın rivayetidir: Dedi ki: “Resulüllah (Aleyhisselam) nalin giymede, saç taramada, temizlikte ve her işinde sağdan başlamayı severdi.” (Buhari ve Müslim)

Bu hadis, nalin (Ayakkabı, terlik) giymede, saçı taramada, temizlemede sağdan başlamanın meşru ve sünnet olduğunun delilidir. Soldan önce sağ el ile başlar. Bedenin diğer yerlerinde de yıkamaya sağ taraftan başlar. Sağdan başlama her şeyde sünnettir. Bunu Ebu Hureyre (Radıyallahu anh) hadisi teyit ediyor: “Peygamber Aleyhisselam buyurdu ki: Giydiğinizde ve abdest aldığınızda sağdan başlayın.”

11- Abdestin farzlarında geçtiği gibi, farz olduğunu kabul etmeyenlere göre, tertip, muvalat ve ovma sünnettir.

www.ihvanlar.net

PAYLAŞ