Olmadı Erem Şentürk, çuvalladın!

   Ehli sünnet hassasiyeti olan cesur kalem bir gazeteci olarak bildiğimiz Erem Şentürk, köşesinde yayınladığı yazısında “6284 konusunda kandırılıyoruz, tuzağa çekiliyoruz” başlığı ile İstanbul Sözleşmesini savunması kendisinden hiç beklenmeyen bir çıkış olarak tepkilere sebep oldu. Böyle şuurlu bir gazetecinin yazdığı bu yazı iki ihtimali barındırıyor, ya birileri kulağını çekti ya da bankadaki hesabı şişkinleşti. Çünkü kabak gibi ortadaki gerçeklere bu kadar kör olmasının hiç bir izahatı yoktur.

Şöyle diyor yazsının başında:

“6284 Sayılı Kanun üzerinden yürütülen tuhaf, şüpheli ve bir o kadar da korkutucu bir kampanya var. Sözüm ona kadının beyanı esasmış, kadın ne derse delil aranmaksızın erkekler hapse atılıyormuş, yuvalar dağılıyor, aileler yıkılıyormuş ve bunların hepsi de İstanbul Sözleşmesi denilen fitne yüzünden oluyormuş. Lafı uzatmadan hemen söyleyeyim bunların hepsi yalan. Kasıtlı, kötü niyetli, sırf rezalet çıksın diye uydurulmuş sonra da bayrak edilmiş yalanlar bunlar”

YAŞANAN AİLE FACİALARINA KÖR OLDU
   Yaşanan onlarca aile dramına, dağılan yuvalara kör olan Erem Şentürk, binlerce örneği olan (iftiralarla kararan hayatlardan) yaşanmış sosyal faciaları da görmezden geldi.

SEMA MARAŞLI’DAN BOMBARDIMAN
   Erem Şentürk’e en anlamlı tepkiyi konuyu en başından beri takip eden Sema Maraşlı hanımefendi verdi. İşte o cevaplardan bazıları:

“Yaygarası yapılan 6284 sayılı kanunun, İstanbul Sözleşmesi’ndeki “Toplumsal cinsiyet” rezaletiyle hiçbir ilgisi yok.Bu kanun, kadını şiddete karşı koruma tedbiriyle ilgili bir kanun.” demiş. 6284 İstanbul Sözleşmesini hayata geçirmek için çıkarılmış bir kanun. İkisi ayrı değil.


6284 ün amaç: a) Türkiye Cumhuriyeti Anayasası ile Türkiye’nin taraf olduğu uluslararası sözleşmeler, özellikle Kadınlara Yönelik Şiddet ve Aile İçi Şiddetin Önlenmesi ve Bunlarla Mücadeleye İlişkin Avrupa Konseyi Sözleşmesi ve yürürlükteki diğer kanuni düzenlemeler esas alınır.


6284 sayılı kanun amaç bölümü, Yani İstanbul Sözleşmesi=6284 Yok birbirlerinden farkları. İstanbul Sözleşmesi ana gövde, sözleşmenin cezalarla ilgili düzenlemesi 6284. İstanbul sözleşmesi ile cinsiyet eşitliği kabul edildi ve her türlü cinsel yönelimler koruma altına alındı.


İstanbul Sözleşmesinin imzalandığı 2011 de Türkiye’de toplam 1866 cinayet işlenmiş. Ölenlerin yüzde sekseni erkek yüzde yirmisi kadın. Bu kadınların 121 i kadın cinayeti tanımda öldürülmüş. 73 milyon nüfusa sahip bir ülkede 121 rakamı kadına şiddet sorunumuz olmadığını gösterir


2011 dünya rakamlarına baktığınızda ülkemizde kadına yönelik bir şiddet yokken ist söz ve 6284 ile çabalayarak kadına yönelik bir şiddet oluşturmayı başardılar. Avrupa ülkelerine baktığımızda ülkemizde daha çok erkeğe yönelik genel bir şiddet varmış.


2011 yılında 121 kadın öldürülürken ist söz ve 6284 den sonra 2019 yılında 474 kadın öldürüldü. Sözleşmeyi ve 6284 ü imzalayan ve destekleyen herkesin eline bu kadınların kanı bulaştı. Kadınlar erkeklere karşı kışkırtıldı. Bu sürede 2 milyona yakın erkek evinden atıldı.


TÜM CEVAPLARI OKUMAK İÇİN TIKLAYIN

   Erem Şentürk’ü bu tutumundan dolayı kınıyor, işin ehlinden doğru bilgiyi aldıktan sonra tövbe ederek bir özür yazısı yazmasını bekliyoruz.

www.ihvanlar.net

PAYLAŞ

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir