Diyanet Dergisinde Emre Dorman'ın ne işi var?

   Diyanet yine ihanet pozlarında. Sadece soru şu: Bir hadis/sunnet inkarcısının bu milletin din işlerini yapan resmi kurum Diyanetin dergisinde ne işi var?    Diyanet ve dergisi bizim vergilerimizle dönüyorsa neden bizim, bu ülkenin dini değerleriyle kavga eden hatta savaş açan adamlar diyanetin dergisinde yazıyor? DEİZMİN ÇOĞALMASINI TAHLİL EDENE BAK!    Deizm/Ateizm gibi din dışı […]

"Yüzü Suyu Hürmetine" İstemek ve Ebû Hanîfe'nin hükmü

“Yüzü Suyu Hürmetine” İstemek Sünnette Yok mudur ve Ebû Hanîfe’ye Göre Yasak mı dır.? – Hüseyin Avni Hoca ——————————————–    Diyorlar ki, sâlihlerin yüzü suyu hürmetine Allah celle celâlühû’dan bir şey istenmez. Böyle duâ olmaz. Bu konuda, Hanefî âlimlerinden İbnü Ebî’l-İzz şöyle diyor: Kişinin, Allah’tan başkasını duâsının kabûlüne sebeb kılması ve onunla tevessülde bulunması câiz değildir… […]

DİN ADAMININ PARAYA KARŞI MESAFESİ

   Kapitalizm’in altın çağını yaşadığı bir devirde hayat sürüyoruz ne yazık ki. Etrafımızda esen dünyevileşme rüzgarı, para tutkunluğu ve eşya düşkünlüğü vebası ister istemez sarıyor bizi tepeden tırnağa. Şahsiyetin, sanatın, elverişliliğin, erdemliğin geçer akçe kabul edilmediği ve bütün bunların yerine kirli bir kağıt parçasının yegâne hâkim güç telakki edildiği bir zaman bizimkisi. Herkesin, nasibini fazlasıyla […]

EHL-İ SÜNNET NAZARINDA HZ. MUAVİYE RADIYALLAHU ANH

   Sahabe İslamın omurga kuşağıdır. Bunun böyle olduğunu bilen sahabe tenkitçileri omurgayı zedelemek ve bütünüyle bünyeyi teslim almak için cerh etmeye çalışırlar sahabeyi. Kimsenin masumiyetlerini savunmadığı ashab-ı kirâmı beşer icabı kendilerinden sadır olan bir kısım hataları üzerinden eleştirerek hedeflerine varmak isterler. Sahabe arasındaki ihtilaflar ve anlaşmazlıklar bulunmaz bir nimettir onlar için. Allah (Azze ve Celle) […]

Ayet ve Hadislerde Tesettür

Rahman ve rahim olan Allah’ın adıyla, Âlemlerin rabbi Allah Teâlâ’ya hamd, Peygamber Efendimiz Sallellahu Teâlâ Aleyhi ve Sellem’e, Ehl-i Beyti’ne ve Ashab-ı Kiram’a salat ve selamdan sonra: İslam dinin emri gereği olan kadının örtünmesi/tesettürü ile ilgili olarak Kuran-ı Kerim’de birden fazla ayet-i kerime nazil olup bu ayet-i kerimelerde aralarında anlam bakımından yakınlık bulunan birkaç kelime […]

Nuru’l İzah Tercümesi – Namaz içinde Rekat şüphesi

Namazı tamamlamadan evvel, rek’atlarının sayısı üzerinde meydana gelen şüphe; eğer bu şüphe (namaz kılan bir kimsede) ilk defa meydana gelmişse veya şüphe bu kimsenin âdeti değilse[1][1], namazı bozar. Selâm verdikten sonra (rekatların sayısı üzerinde meydana gelen) şüphe dikkate alınmaz. Ancak (neyin) terk-edildiğinin kesinkes bilinmesi halinde durum değişir.   (Namazda) sık sık şüpheye düşen kimse kanaati ne […]

Nuru’l İzah Tercümesi – Sehiv (yanılma) secdesi

SEHİV (YANILMA) SECDESİ Sehiv Secdesini Gerektiren Şeyler Bir vacibin sehven terkedilmesi halinde iki secde, bir teşeh-j id ve bir selâmdan ibaret bulunan sehiv secdesini yapmaî icibtir. İsterse vacip birkaç kez terkedilmiş bulunsun (durum değişmez). Vacibin Kasden Terkedilmesi Vacibi kasden terkeden kimse günahkâr olur, namaza noklanlaştırmasına karşılık bir baskı (ve bir müeyyide) olmak üzere eniden kılması […]

Nuru’l İzah Tercümesi – Farzlara yetişme / Namazı kesme

Tek başına farz namazına başlayan bir kimse, birlikte namaz kılmak üzere (orada) cemaat olunduğunda, başladığı rek’atın secdesini yapmadıkça veya dört rek’atlı olmayan bir namazın (birinci rek’atın) secdesini yapsa (bile bu kılmakta olduğu) namazım keser ve imama uyar. Eğer (kılmakta olduğu) dört rek’atlı bir namazın (birinci rek’atmm) secdesini yapmışsa, buna ikinci bir rek’at ekleyerek selâm verir […]

Nuru’l İzah Tercümesi – Kaçırılan namazların kazası

KAÇIRILAN NAMAZLARIN KAZASI Tertib (Sıra Gözetme Lüzumu) Kaçırılan bir namazla vakit namazı arasında ve kaçırılar namazların kendileri arasında sıra gözetmek gereklidir. Tertib Ne İle Düşer? Şu üç şeyden biriyle tertib (sıra gözetme lüzumu) ortadan kalkar: (1) (Kaçırılan namazların hepsini kaza etmeye ve vakit namazım kılmaya yetmeyecek kadar) vaktin daralmış olmasıyla, ki en doğrusu da budur.[1][1] […]